Meşgul Sinyali

Etiket:

Twitter

Okuyucularımıza Hediye: Yeni Medya’nın Felsefesi [E-Kitap]

Meşgul Sinyali, abone olan okuyucularına gönderdiği ilk e-bülten’e bir de sürpriz olarak hazırladığı e-kitabı ekledi. Yeni Medya’nın Felsefesi, Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya’ya dair makaleleri birleştirdiğim bu kitap, 3 kitaplık serinin başlangıcı olacak.
Son zamanlarda yeterince içerik giremedik, biliyorum. ancak e-bülten’e hazırlanıyorduk o dönemde. E-bültenimize hala abone olmadıysanız burayı tıklayın. Gönderdiğimiz ilk e-bülteni görmek için de burayı tıklayın.

Dijital İtibar Yönetimi SEM ile Olur mu? Olur

Online itibar yönetim pastasının en büyük dilimlerinden birini SEM’in (Search Engine Marketing) oluşturduğunu biliyor muydunuz?

Arama motorlarının, itibar yönetimi ile ne alakası var? demeyin. Bir senaryo üzerinden gidelim.

Benim bir kedim var, Mia, kendisi benim hayatımda çok önemli bir yeri olan ve çok değer verdiğim bir varlık. Biraz kaprisli olduğu için her kedi mamasını yemiyor ve ben ona uygun bir kedi maması arayışındayım. Televizyonda “Whiskas” reklamlarını görüyorum ve “Acaba Whiskas’ın çeşitleri neler?” diye merak edip çoğu tüketicinin…

İsrail Krizi’nin Sosyal Medya Yankıları [İstatistik]

Keşke daha güzel bir örnek ile anlatabilseydim bugün anlatacaklarımı. Malum krizden bahsedeceğim bu yazımda. Hazır bu aralar bünyesinde çalıştığım marka sayesinde dünyanın en iyi sosyal medya takibi programı sayılan Sysomos da elimin altında, bu sayede size en doğru istatistikleri sunup, üzerine yorum yapmak istiyorum.

Öncelikle ölenlerin her birinin ruhu şad olsun dileklerimle başlamak isterim. İsrail’in içinde Mavi Marmara isimli Türk bandıralı gemimiz de dahil olmak üzere insani yardımdan başka birşey taşımayan 6 gemiye saldırması ile ilgili kişisel görüşlerimin bazılarını, ben de bir çok insan gibi Twitter’dan paylaştım geçen gün, ancak bu yazımda kişisel görüşlerimden değil, bu olayın sosyal medya yankılarından bahsedeceğim.

En Ciddi 10 Potansiyel Sosyal Medya Tehlikesi

Zaten organik bir yapı olan internet son yıllarda giderek artan bir şekilde sosyal medya rüzgarına kapıldıkça kişiler arası etkileşim ve diyaloglar da artıyor ister istemez. Hal böyle olunca da yeni arkadaşlıklardan yeşeren aşklara, dertlerini paylaşmaktan kavga gürültüye hayatın içindeki neredeyse her şey bilgisayar başına taşınıyor. Bu, bazıları için sakıncalı bir şey olarak görülürken; ben dahil, pek çok insan için bir bar ortamında insanlarla tanışmaktan çok farklı değil. İş, güç, hayatın hayhuyu içerisinde gece çıkmaya, oraya buraya gitmeye vakit ya da enerji bulamayanlar için evinde, koltuğunun önünde duran bir gece kulübü aslında sosyal medya. Ancak, klavye arkasında olmanın getirdiği, kendine has bir takım sakıncalar da olmuyor değil tabii ki.

Haydi Uçun Sosyal Medya Kelebekleri!

Sosyal medya kelebeklerinin çoğunun en büyük zayıflığı, ellerindeki büyük gücün farkında olmamaları. Sosyal ağların en büyük ortaya çıkış amacı “bireysel”liktir. Sosyal medyada herhangi bir konuda “etki” yaratmak isteyen biri için abone veya takipçi sayısı, değişkenlerin sonlarında yer alır. Şunu da diyebilirsiniz; Friendfeed’de bin takipçisi olan birinin girdiği içerik ortalama 40 yorum alırken, yüz takipçisi olan birininki ortalama 5 yorum alıyor. Evet, bin takipçisi olan birinin yaptığı etki tabi ki daha fazla ama burada gözden kaçırılmaması gereken bir nokta var; asıl önemli olan “nitelikli etki”yi yaratabilmek.

Etkileşimin İki Yüzü

İkiyüzlü etkileşim nasıl olur bilir misiniz? Günlük (analog, dijital ve diğer) sosyal ağ paylaşımlarınız hayatınıza 16 milyon renk katıyormuş algısında iken saate göz atıp günü* bitirdiğinizi fark ettiğiniz an diğer yüzüyle karşılaşma anıdır. Günlük etkileşimler sizi işinizden alıkoyar, hareketlerinizi yavaşlatır, motivasyonunuzu düşürür, saniyeler** içinde temponuzun gün boyu köprü trafiği hızında seyrettiğini fark edersiniz. Özetle işler birikir, örtbas yeteneğinizi geliştirirsiniz ama olsun; gündemi paylaşmak için harcadığınız zaman, tükettiğiniz beyin enerjinizden daha önemlidir.