Meşgul Sinyali, abone olan okuyucularına gönderdiği ilk e-bülten’e bir de sürpriz olarak hazırladığı e-kitabı ekledi. Yeni Medya’nın Felsefesi, Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya’ya dair makaleleri birleştirdiğim bu kitap, 3 kitaplık serinin başlangıcı olacak.
Son zamanlarda yeterince içerik giremedik, biliyorum. ancak e-bülten’e hazırlanıyorduk o dönemde. E-bültenimize hala abone olmadıysanız burayı tıklayın. Gönderdiğimiz ilk e-bülteni görmek için de burayı tıklayın.
Keşke daha güzel bir örnek ile anlatabilseydim bugün anlatacaklarımı. Malum krizden bahsedeceğim bu yazımda. Hazır bu aralar bünyesinde çalıştığım marka sayesinde dünyanın en iyi sosyal medya takibi programı sayılan Sysomos da elimin altında, bu sayede size en doğru istatistikleri sunup, üzerine yorum yapmak istiyorum.
Öncelikle ölenlerin her birinin ruhu şad olsun dileklerimle başlamak isterim. İsrail’in içinde Mavi Marmara isimli Türk bandıralı gemimiz de dahil olmak üzere insani yardımdan başka birşey taşımayan 6 gemiye saldırması ile ilgili kişisel görüşlerimin bazılarını, ben de bir çok insan gibi Twitter’dan paylaştım geçen gün, ancak bu yazımda kişisel görüşlerimden değil, bu olayın sosyal medya yankılarından bahsedeceğim.
Eskiden, dinden önce büyü varmış ve bir şeyler açıklanamıyorsa, bu durumu, büyü yapıldığına inanan insanlar ile bu büyüyü “yapan” insanlar sahiplenirmiş. Eğer ki kişiye herhangi bir zarar vermeyen bir büyü söz konusuysa da; bu durum büyür büyür yayılır, dinden imandan çıkarmış. Benim de ancak bir kısmına şahit olabildiğim geleneksel medyanın popülerliği ve yaygınlaşması döneminden sonra; büyü misali ortaya sosyal medya diye bir kavram çıkmış. Bu sosyal medya kavramı da günü boşverin, saatler geçtikçe büyümeye ve insan hayatını tırmalamaya başlamış. Bu bir masal değil. Hikaye zarflarını kullanarak devam etmeyeceğim.
Sosyal medya takibi, nispetle yeni bir konu. Kullanıcıların şirketler/kurumlar/markalar/ürünler ile ilgili konuştukları, markaların dikkatini çekiyor ve bu yüzden de entegre olmaya çalışıyorlar. İnsana odaklı olduğu için de, marka ile müşteri/potansiyel müşteri arasında bir dijital bağ kuruluyor. Bu bağ, pozitif ya da negatif olabiliyor. Sosyal medya takibinin bu konudaki görevi ne? Ne anlama geliyor? Bu konuda, Social Trackers isimli sosyal medya takibi firmasının yönetici ortağı ve genel müdürü Mert Alemdar ile görüştük, detayları aşağıda.
Türkiye’de son zamanlarda yapılmış, hatta bir tanesi henüz 2-3 gün önce yapılmış, üç farklı projeden örnek vererek, yapacağımız/yapacağınız herhangi bir sosyal medya kampanyasında düşmememiz/düşmemeniz gereken hataları incelemek istiyorum.
Bu “Elit Sosyal Dönem”, önemli bir şekilde despot ve “markalar için ‘yeniden diriliş’” çağıdır. Geleneksel medyanın da etkisiyle (tek yönlü iletişim) gerçek olanın dışına itilen her kullanıcı sosyal medyaya sığınmak durumunda kalmıştır. Artık tek yönlü bilgi bombardımanından sıkılmış ve etkileşim içinde olmak istemiştir, buna gerek duymuştur.