Sosyal medya takibi, nispetle yeni bir konu. Kullanıcıların şirketler/kurumlar/markalar/ürünler ile ilgili konuştukları, markaların dikkatini çekiyor ve bu yüzden de entegre olmaya çalışıyorlar. İnsana odaklı olduğu için de, marka ile müşteri/potansiyel müşteri arasında bir dijital bağ kuruluyor. Bu bağ, pozitif ya da negatif olabiliyor. Sosyal medya takibinin bu konudaki görevi ne? Ne anlama geliyor? Bu konuda, Social Trackers isimli sosyal medya takibi firmasının yönetici ortağı ve genel müdürü Mert Alemdar ile görüştük, detayları aşağıda.
Yani kısa vadede Margaret Thatcher’ın izlediği strateji başarılı olmuş olsa da, uzun vadede doğru konumlanmaya yetmedi ve İngiltere bugün dünya kamuoyunda belki de itlafçı olarak anılacak. Şimdi yazımın en başında verdiğim eşleştirmeleri yerlerine koyun, bakalım ne bulacaksınız.
Bu yazıyı Yiğit (a.k.a. www.yicit.com) yaklaşık 6 ay önce ilk gösterdiğinde 10′da 9 yapmıştım. Tabii sonradan zamanla daha çok araştırma ve tool’lar sayesinde o eksiğimizi de kapadık, ve olabildiğince de ötesine geçmek için halen daha öğrenmeye devam ediyoruz. Ama bu yazıyı yazmamdaki esas neden, markaların yani müşterilerin sosyal mecraya çok bilinçsiz ve uzak olması. Sosyal [...]
Yani Sosyal Medya’nın aldığı ivme ve eğim, aslında bir anlamda 16 ve 18. yüzyıl sanat akımları ile birebir ilerliyor. Bunun sonucunda ise, kaçınılmaz olarak Sosyal Medya’nın Neo-Klasik devri gelmeli.