Meşgul Sinyali, abone olan okuyucularına gönderdiği ilk e-bülten’e bir de sürpriz olarak hazırladığı e-kitabı ekledi. Yeni Medya’nın Felsefesi, Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya’ya dair makaleleri birleştirdiğim bu kitap, 3 kitaplık serinin başlangıcı olacak.
Son zamanlarda yeterince içerik giremedik, biliyorum. ancak e-bülten’e hazırlanıyorduk o dönemde. E-bültenimize hala abone olmadıysanız burayı tıklayın. Gönderdiğimiz ilk e-bülteni görmek için de burayı tıklayın.
Modern çağın yanında getirdiği tek bir hastalık var, o da “motion sickness” yani hareket hastalığı.
Bizler duramayız!
İnsanoğlu duramaz, sadece duramaz. Fiziksel anlamda bile olduğumuz yerde durabilmemiz için dakikada 30 km hızla dünyanın dönüş yönünün tersine koşmalıyız. Ancak psikolojik, sosyolojik ya da sosyo-psikolojik (adını sizin de koyabileceğiniz herhangi bir insan/kültür bilimi) anlamdan bahsediyorum. Bizler duramayız!
Sokaktaki insan, toplumun ayrıcalıklı sınıfının stratasını umursamaz. Burada bahsi geçen toplumun ayrıcalıklı sınıfı, belki de projenin yaratıcı kanadına bir atıftır, bilemiyorum ben de. Ancak aynı sokaktaki insan, bu işlere yöneticileri (yani devleti) de karıştırmaz. Bu da demek oluyor ki, satın alma psikozuna etki eden marka değerleri, ancak sokaktaki insanın bilebileceği şekilde ve sokaktaki insan tarafından değerlendirilir.
markaların itibar ve inandırıcılıklarını yitirmesinin nedeni, kullanıcı değil, sosyal medyada, yaşamak duygusu da dahil olmak üzere her şeyi etkileyen sistemin ta kendisidir.