13/11/2010 - 14:24
Bu yazı için yazdığım başlık kesinlikle bir aldatmaca değildir!
Bu yazı için yazdığım başlık ülkemizde firmaların sosyal medyadan korkmalarının başlıca sebeplerini anlatmaya çalışmak için izlediğim bir “ayartma stratejisi“dir. Firmaların sosyal medya ajanslarına güvenmemesi, sosyal medyadan korkması ve bu konuda bütçe ayırmamalarının belki de yegane sebebi, izlenen yanlış stratejilerdir.
Bu yazıya da o yüzden Ezel’den başlayalım.
Ezel’i bilmeyen yok sanırım. Benim de geçen sezon birkaç bölümünü izlediğim, ancak daha sonra sıkılıp bıraktığım bir TV dizisi. Hikâye anlatma sanatının neredeyse tüm inceliklerini kullanmasının iyi mi kötü mü olduğunu bilemediğim bu dizide de malum bir karakter var: Ramiz Dayı.
Daha önce Deli Yürek dizisinde karşılaştığımız “Kuşçu” gibi bir “mentor”dur bu Ramiz Dayı (kılavuz, akıl hocası). Söylediği bazı cümleler “beylik cümle”lerdir ve akılda kalıcı olmaları da cabası (catchy). Aşktan, delikanlılıktan, erkek olmaktan, hayattan dem vuran Ramiz Dayı’nın ise genel geçer bir fenomen haline dönüşmesi doğal olarak işten değildir.
Benim bu yazıyı yazmamın sebebi ise tamamen Ramiz Dayı çıkışlıdır!

Facebook’ta geçenlerde Ramiz Dayı’yı aradığımda bir fan sayfası ile karşılaştım. Sanırım bu sene Mart ya da Nisan ayında açılmış bir hayran sayfası olacak (daha ilerisine bakmadım, sıkıldım), Ağustos’un ortasına kadar da Ezel dizisinde Ramiz Dayı’nın beylik sözler söylediği sahneleri yayınlayarak fan sayısını artırmış ve nihayetinde, bugün itibariyle 455.943 fana ulaşmış bu sayfa.
Ancak Ağustos’un sonları gibi, evrim geçirmeye başlamış bu fan sayfası ve inanılmaz bir şekilde Ramiz Dayı ile ilgili içerikler yayınlanmamaya başlamış, yerine reklamlar gelmiş. Yanlış okumadınız, evet, reklamlar.
Önce bu fan sayfasında reklamı yapılan bazı markaları söyleyeyim: Ülker, Tivibu, TTNet, Avea, TTNet Vitamin, Biskrem, Dankek, Nissan, Akbank Caz Festivali (!).
Ramiz Dayı Hayran Sayfası’nda bu markaların pek çok kere videoları yayınlanmış, fan sayfalarına linkler verilmiş ve önemli bir detay olarak da spesifik bir Facebook aplikasyon kullanılarak (Ödüllü Sorular ve Kampanyalar), bu markalarla ilgili anketler yayınlanmış.
Özellikle Ramiz Dayı Hayran Sayfası’nın “Landing Page”ini (fan sayfasında girdiğinizde ilk karşınıza gelen sayfa) görmelisiniz, Ülker Ödüllü Sorular Kampanyası.
Ayrıca, söylemek isterim ki; aynı ajansa ait olduğu net bir şekilde belli olan fan sayfaları da, Geniş Aile, Erman Kuzu, İstanbul Aşıkları ve Gece Uyumayanlar isimli fan sayfalarında da aynı videolar, içerikler, reklamlar paylaşılıyor.
Kısaca bir ekran görüntülerini de geçelim, sonra asıl önemli konuya geleceğiz.

TTNet Reklamı, kullanıcı yorumlarına bakılacak olursa kullanıcılar reklamlardan fena halde sıkılmışlar ve bu doğal olarak orada reklamı yapılan markaya da negatif olarak hizmet ediyor.
Bu işten para da kazanılıyor, yazının daha aşağısında görebilirsiniz.


Ramiz Dayı’nın konuşma tarzı kullanılarak reklamda bir farklılığa gidilmiş, ancak Ülker bunu ister miydi?

Ülker Dankek ve Biskrem alt alta.

Nissan, Ülker, Akbank Caz Festivali alt alta. Bu markalar için hangi stratejiye hizmet ediyor?

Ramiz Dayı’nın iyi bir Caz müzik dinleyicisi olduğu sonucunu çıkarırsak, festival haberi çok doğru bir mecrada yayınlanıyor.


Aynı şekilde Ramiz Dayı’nın konuşma tarzı reklam metnine entegre edilmiş, oysa markalar bu metinleri yazsın diye reklam ajanslarını kiralmıyorlar mıydı? Hem bu metinler önce fokus gruplara gösterilmiyor muydu?

Ramiz Dayı bir teknoloji-severdir. Acaba Webrazzi’nin bu reklamın konumlamasından haberi var mı?


Ramiz Dayı milliyetçi duygularıyla güzel nağmeler çınlatmış, peki Ülker de üzerine milliyetçi bir kazak giymek ister miydi?


Ramiz Dayı Kimdir?
Tabi bu markaların reklamlarının Ramiz Dayı Hayran Sayfası’nda yapılmasından çok, Ramiz Dayı’nın kim olduğu da önemli, öyle değil mi?
Ramiz Dayı her şeyden önce dürüst bir adamdır, hiç lafım yok bu konuda. Karakter olarak kimsenin hakkını yemeyeceği kesindir. Bunların tamamının yanında ise bir mafya babasının sahip olduğu her türlü güç ve duruşa sahip olduğu da kesindir. Adam öldürtebilir, intikam duygusu besleyebilir, silah taşıyor olabilir, emrinde 100 fedai çalışıyor olabilir ama sevdiği bir insana karşı hem dürüsttür, hem de kibar. Bir beyefendi olması gereken yerleri bilir, ancak ormanda on kaplan gücündedir.
Yani, dünyanın en iyi rol modeli değildir!
Herhangi bir markanın yüzü olamaz. Herhangi bir reklamda Ramiz Dayı karakterini “Tivibu izle yeğen!” derken göremezsiniz. Ya da “Evde TTNet’ten iyisi yok yeğen!” derken de göremezsiniz.
Herhangi bir marka bu tarz bir modeli reklamında kullanamaz.
Öyleyse, Ramiz Dayı Hayran Sayfası’nda bir markanın reklamının yapılması yanlış stratejidir, yanlış görüntüdür, yanlış gösterimdir, her şeyiyle yanlış ve eksiktir. Dijital strateji anlamında marka reklamı yapmak için Ramiz Dayı Hayran Sayfası kullanmak da yanlışların en büyüğüdür.
Bu yanlışın neden yapıldığını anlamak için biraz da sektörümüze dönelim.
Sosyal Medya Ajansları ve Çeşitleri
Sanmayın ki Türkiye’de sadece sosyal medya ajansları var. Sosyal medya ajanslarımızdan hariç, seeding ajanslarımız da var. Her gün arkadaş sohbetlerinde konuştuğumuz, ancak bir türlü sanal personamızla (avatarımızla) dillendirmediğimiz bir mesele bu.
Bu seeding ajansları, çalıştıkları markalara verdikleri sözleri tutmak için birçok farklı yol kullanıyorlar. Bu yollardan başlıcaları; olmayan insanlar için açılan ve içerik dağıtımında kullanılan sosyal medya hesapları, konudan bağımsız Facebook hayran sayfaları (bol fanlı), olmayan insanlar tarafından açılmış bloglar ve daha niceleri.
Müşterinin bir videosunun dijital lansmanı yapılacağı zaman, ajanstaki dijital stratejist “biz bu videoyu 1 milyon kere izletiriz” diyor ve sıkıntı burada başlıyor. Video için kategori oluşturmuşlar sanki, adına da “viral video” diyorlar bazen (hala “Viral”in bir içeriğin dağılım şekli olduğunu bilmeyen dijital stratejistler var, düşünün durumdaki acınasılığı). Bu video için verdikleri söz ise, video ancak Fan sayfalarında “seed” edildiğinde tutulabiliyor.
Konu sadece videolarla sınırlı da değil. Müşteriye “sana fan sayfası yapalım, 20.000 fan garanti” dendiğinde de sıkıntı başlıyor. Bu fan sayısına ulaşmak için ise markanın fan sayfasının reklamı yine Ramiz Dayı Hayran Sayfası gibi fan sayfalarında yapılıyor ve markanın imajı yerle yeksan ediliyor.
Bu tarz seeding ajansları, markayı korkutmamak adına (!) markanın fan sayfasının reklamını Facebook Flyer reklamları ile yapmıyorlar, çünkü Facebook Flyer reklamı demek bir bütçe demek. Ajans da marka kaçmasın diye bütçe çıkarmıyor, 20.000 fan garantisi verirken de Ramiz Dayı’yı kullanabileceğini düşünüyor. Sektör bu şekilde ilerleyemiyor, bu şekilde sektördeki tüm fiyatlar ucuzluyor, bu şekilde yaptığımız iş de ucuzluyor.
Nitelikli Fan mı Yoksa Fan Sayısı mı Daha Önemli?
Bu konudaki tartışmalar hiç bitmez orası kesin, ancak Newsweek’te bu konuda yayınlanmış olan bu makeleyi okumanızı öneririm: “Businesses Buy Facebook Fans”.
Eğer siz de Facebook fan sayfanızın fan sayısını yükseltmek isterseniz, ya da yaptığınız videonun viral yayılmasını isterseniz, Türkiye’de de bu kaynakları bulabilirsiniz. Ben bir tane yazayım sizin için: r10.net/facebook.
Yazımın sonuna geldim, aslında daha da yazmak istediğim dinamikleri var bu konunun, ancak şimdilik burada bırakmak daha doğru olacaktır.
İşte ülkede kendini Dijital Stratejist olarak konumlayıp, reklam ve pazarlama adına böylesi büyük yanlışları yapan insanlarla birlikte çalışıyoruz. Bu yazıyı yazarken amacım ise, öyle çamur atmak değil, aksine “en doğru işi yaparsak hep birlikte yükseliriz” felsefesinden ibarettir.
Espri yapmadan da geçemeyeceğim: “Beğen yeğen!”.
Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?
Bu yazıya yapılan yorumları RSS beslemesi ile takip edebilirsiniz.












![Okuyucularımıza Hediye: Yeni Medya’nın Felsefesi [E-Kitap]](http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/e-kitap.jpg)
şu r10.net’e bakıyorum da.. inanamıyorum.
Beğendiniz mi?
2
0
İnsanın küfür edesi bile gelmiyor.
Beğendiniz mi?
2
0
Bu tarz reklam kampanyalarının fan sayfası açılan karaktere de zarar verdiğini söyleyemez miyiz? Bildiğiniz dayı, saçma sapan şeyler öneriyor, hem de herkesin “karaktere inandığı” bir ülkede. Yani dizi dava açmak istese bence açar.
Bir de fan sayfası açmak yerine, belli bir sayıya ulaşmış fan sayfasını satın almak da olabilir hareket.
Çok beğenildi. Siz de beğendiniz mi?
5
0