06/07/2010 - 10:00
Modern çağın yanında getirdiği tek bir hastalık var, o da “motion sickness” yani hareket hastalığı.
Bizler duramayız!
İnsanoğlu duramaz, sadece duramaz. Fiziksel anlamda bile olduğumuz yerde durabilmemiz için dakikada 30 km hızla dünyanın dönüş yönünün tersine koşmalıyız. Ancak psikolojik, sosyolojik ya da sosyo-psikolojik (adını sizin de koyabileceğiniz herhangi bir insan/kültür bilimi) anlamdan bahsediyorum. Bizler duramayız!
Bu sene kendinden en çok bahsettireceği kehanet edilen “augmented reality” teknolojisini ele alın. Artırılmış gerçeklik. Bu teknolojiden haberim olduğunda ve konu hakkında okuduğumda, üzerine bir de yapılmış olan işleri gördüğümde, bunun da bir “moda” (trend değil) olarak kalacağını söylemiştim. Nitekim modası da geçmek üzere bence. Neden mi?
Çünkü “Augmented Reality” varsa, bir de “Augmented Virtuality” (Artırılmış Sanallık) var ve “Disrupted Reality”i de (Bozuluma Uğramış Gerçeklik) unutmamalı. Yani artırılmış olan gerçeklik, yanında bir de artırılmış sanallığı ve aslında bozulmuş gerçekliği getiriyor.
Yukarıda sadece kelimelerden hareketle yaptığım bu çıkarım, mantık olarak da tamamen oturuyor. Çünkü o artırılmış gerçeklik denemelerinin tamamı aslında bozulmuş gerçeklik ve sanallığı da arttıran uygulamalar.
Öyleyse gerçekte (gerçek gerçek) ne var?
Gerçekte “Premium Reality” var.
Her kullanıcının özel olduğu uygulamalar yani. Neye benziyor biliyor musunuz? Daha önce birkaç yazımda bahsettiğim taksitli/peşin ayrımına benziyor.
Taksitli satın almanın yanında gelen paket utanç ve peşin satın almanın yanında gelen bir dik duruş ve rahatlama hissi. Üstelik sosyo-ekonomik norm anlamında çizgi-üstü olan alıcının (A+) bile bu rahatlığı hissettiği kaçınılmaz.
O yüzden zaten bir iPod hoparlörünün üzerindeki marka A4Tech iken ve bu A4Tech marka hoparlörün de fiyatı ucuz iken, Philippe Starck marka iPod hoparlörü pahalı. Sebebi ise A4Tech’in “seri üretim” olması, Starck’ın ise “Limited Edition” olması. Herkes Starck almak istiyor bu yüzden (çünkü sınırlı sayıda, hadi git al!) ancak birçoğu A4Tech ile yetiniyor.
Dijital pazarlama anlamında yapılan Augmented Reality uygulamalar da aslında bu iş için varlar. Her sıradan kullanıcının kendini özel hissetmesi için. Ancak Augmented Reality uygulamaları sosyo-ekonomik tüm normlara açık olduklarından dolayı, modası geçiyor.
Gerçek anlamda modernin de moderni haline gelmiş olan internet kullanıcıları için en önemli olacak olan konu Premium Reality olacaktır.
Düşünsenize, A+ müşteri kitlesini hedeflemek için normalden daha fazla bütçe ayırıyorsunuz ama hedef belirlediğiniz A+ kitle, sizin reklamınıza maruz kalmamak için ekstra para ödüyor. Öyleyse elinizdeki metayı satacak kiminiz var? Sıradan kullanıcı.
Sıradan kullanıcıyı “über human” olarak gördüğünüz ya da o kullanıcıya “Disrupted Mirror” (Bozuluma Uğratan Ayna, burada sıradan kullanıcıya ayna tutup ona kendini A+ göstermek anlamında) tuttuğunuz her an, ürününüzü o kullanıcıya satmaya daha çok yaklaştığınız “an”dır.
Her kullanıcıya “Pazar gecesi HBO”su verin! (Amerika’daki o paralı olan HBO kanalı, Pazar geceleri hem en kaliteli yapımlarını yayına alır, hem de bu yapımları “reklamsız” izletir).
Kullanıcıya “Premium Reality” sunun. Üstelik her bir kullanıcının dahil olduğu sosyo-ekonomik sınıfa göre yapın bu işi. Adını da hep birlikte “Klan Pazarlama” koyalım (Clan Marketing).
Sosyal Medya’nın her bir kullanıcı çetesi için ayrı bir fırsat ya da konum sunan Klan Stratejiler geliştirin ve ürününüzü bu şekilde pazarlayın. Premium Marketing’in her anlamı ve aynı zamanda “Premium Reality”nin ta kendisi.
Konu hakkındaki düşüncelerim bu yazıda bu kadar. Devamında konuyu biraz daha açacağım.









(10 kere puan verilmiş, ortalama: 5 üzerinden 4,60 )
![Okuyucularımıza Hediye: Yeni Medya’nın Felsefesi [E-Kitap]](http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/e-kitap.jpg)
POPÜLER YAZILAR