bir tasarımcının günlüğü.

Meşgul Sinyali

aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.

freelancer tasarımcılara naçizane öğütler

Tabi aman aman, en iyi tasarımcı değilim ya da iyi olanlardan biri, ancak Türkiye’de bırakın freelancer olmayı, tasarımcı olmak bile zor. Herşeyden önce, müşteri profilini ikiye bölmeli: birinci profil, tasarımı gerekli ama kolay olarak düşünenler, ikinci profil ise tasarım işinin ne olduğunu bilen ve hakkını verenlerdir.

Türkiye’deki bir sürü tasarımcı, eminim yaşamışlardır ki, müşteriler tasarım işini hafife alır. Özellikle küçük ve ortak büyüklükteki işletmeler (KOBİ) ile çalışıyorsanız işiniz zor.

Tabi yaptığımız işin monoton olabileceği korkusundan kurtaran bir öğe de olabilir, müşterinin her zaman işe karışması ve kritik noktalarda karar vermesi. Bazı müşterileriniz sizinle iletişim kurabilir, işin değerini bilen müşterilerdir onlar, kararların neler olabileceğini tahmin eder ama tasarımcının fikrini almalı ve çoğu zaman tasarımcının projeye yön vermesini izlemelidir. Web sitelerinin ya da projelerin nasıl işlediği hakkında bilgisi olmayan müşteriler ise, yaptığınız işte canınızın sıkılmasını sağlayabilir ve sizi bezdirebilir.

Birkaç tane küçük öneriyi getirmek istedim ben de sizlere, belki işinize yarayabilir.

1 - Projeden önce, proje ile ilgili ne kadar bilgi bulabilirseniz, toplayın

Projelerden önce onlarla ilgili bilgi toplamak tabii ki yeni birşey değil, normalde de eminim izlediğiniz adımlardan biri, ancak eksik bilgi, geçmişte benim de yaşadığım sorunlardan biri aynı zamanda. Bazı müşterilerim, projenin detayları hakkında ya da tasarımın gidişatı hakkında çok fazla açıklama yapmamışlardı ve aslında benim de üstüne pek düştüğüm söylenemezdi. Saatler boyu çalışmalarımın sonunda ise müşterimin karşısına yaptıklarımla gittiğimde de aslında müşterimin proje hakkında bir sürü isteği olduğunu anladım, sadece, projeye başlarken bana söylememişti.

Bazı müşteriler yaratıcı ve fikirlerini açıklayan insanlar olabilir, bazıları ise aklındakini söylemeden önce tasarımcının nasıl çalıştığını görmek ister. Ayrıca projeden önce proje hakkında bilgi edinmek, sizi onlarca saat boşa çalışmaktan kurtarır. Bazen baş ağrısı yaptığını ise inkar edemem.

2 - Detayları açıklamak için zaman harcayın

Kararsız müşterilerin çoğu, bir internet sitesinin nasıl çalıştığını ya da gereksinimlerinin neler olduğunu bilmeyen müşterilerdir. Onların kararsızlığı ise tasarım fikirlerinin güçsüzlüğüne ve kritik noktalardaki karar verme mekanizmasının yetersizliğine götürür. Ancak siz, projenin tasarımcısı olarak, yeterli ve gerekli açıklamayı iyi yaparsanız, projenin nelere gereksinim duyduğunu ve vurucu noktalarının nereler olduğunu açıklarsanız, müşteriniz ile aranızda daha güçlü bir iletişim olacaktır, bu da projenin zaman aralığının kısalmasını ve daha güzel bir sonuç ortaya çıkmasını sağlar.

3 - Kendi inisiyatifinizi kullanın

Gereksiz bir şekilde müşterinizin kafasını karıştırmaktansa, kendi profesyonel düşüncenize kulak verin. Internet sitesi tasarımı işinde, zaten müşterinizi her an daha fazla tanıyacaksınız. Bu arada da onların isteyebileceği ya da onlara uyacak fikirlere sahip olacaksınız. O yüzden yargınıza güvenin ve açıklamasının yapmasından daha kısa süreceği ve tasarımın genelinde en fazla orta büyüklükte bir etki yapabilecek bir elemanı, kendi belirlediğiniz gibi yerleştirin ya da yeni bir elemanı yerleştirin. Müşteriniz için en iyi olanı düşünebilecek profesyonelliğe sahipsiniz.

4 - Bilgi ve tecrübenizle, müşteriye yol gösterin

Sizin yaratıcı yeterliliklerinizde olan birçok müşteriniz, sizin fikirlerinizi ve bilginizi duymaktan hoşlanır. Eğer müşterilerinizin olası kötü kararlar verdiğini ya da bu kararların tasarımınızı negatif yönde etkileyeceğini düşündüğünüzde, onlara, profesyonel düşüncenizi ve sizin kararlarınızı anlatın, bu kararların neden verilmesi gerektiğini de iyice açıklayın. Eğer profesyonelseniz, genel olarak müşterileriniz sizin kararlarınızı değerli bulacaktır.

5 - Müşterinizi fazla sayıda opsiyonla rahatsız etmeyin

Genelde opsiyonlar iyidir, B Planı gibidir. Ama projenin başlangıcında eğer müşteriniz kararsızsa, fazla sayıda opsiyon onun geri çekilmesini sağlayacaktır. Fikirlerinizi müşterileriniz için basit ve anlaşılır yapın.

6 - Müşterinize, tasarımın gidişhatındaki büyük kararların neden değişmemesi gerektiğini açıklayın

Tüm freelancer tasarımcılar, bilirler ki müşterileri hiçbir zaman bir tasarımın olmazsa olmazlarını tam anlamıyla anlamaz. Bazı tasarım fikirleri ve kararları, tasarımın tamamında fazla yer kaplamaz, ancak projenin en başında müşterinin istediği ile aldığı arasında fark olursa, tüm tasarımı baştan yapmanız istenebilir. Bu yüzden, müşterilerinize tasarımın ana planını çıkardıktan sonra, daha fazla ileri gitmeden ve onlara düşünmeleri için yeterli zamanı da vererek, büyük kararların alınmasını ve projenin devamında değiştirilmemesini sağlayın. Fikirlerinin, projenin ortasında değişmemeleri hem sizin hem de müşterinizin yararınadır.

7 - Sözleşmenizde olmayan değişiklikler için ekstra talep edin

Herşeyden önce amaç, müşteriyi tatmin etmektir. Ama bazen ilk anlaşma ya da sözleşmede olmayan eklemeler ya da proje planları da gelebilir. Böyle bir durumda, müşterinize eklemeyi ya da projeyi yapacağınızı ancak ücretinizin arttığını söylemekten korkmayın. Fazladan alacağınız ücret, yapacağınız işin özellikleri ve sizden alacağı zamanla doğru orantılı olmalıdır. Tabi ödeme planını da değiştirebileceğinizi unutmayın.

8 - Projenin başında, hangi kararların verilmesi gerektiğini içeren bir listeyi müşterinize sağlayın

Çoğu zaman, tasarım prosesini anlamayan ya da bilmeyen müşteriler, projenin başında, projeye kendilerinin de dahil olacaklarını bilmezler. Sanırım bunun sebebi, çoğu zaman sizin aslında onlar için bir proje hazırladığınız, ama bu işin onların vereceği bilgiler ile birlikte olduğu. Projenin en başında, müşterinize, onun vereceği kararların başarılı bir tasarımı nasıl etkileyebileceğini açıklayın ve o kararların bir listesini verin. Hatta kısa aralıklarla yeni fikirlerinizi müşterinize sunmanız daha yararlı.

zipunt.com u nihayet bitirdim…

Bir kişisel blog yazmaya başlarken, aslında aklımdan ne zaman ne geçerse yazacağım diye düşünsem de, işlerimin yoğunluğundan dolayı tabi her zaman yazamayacağımı şimdi daha iyi farkediyorum.

Ancak olsun, böylesi de iyidir.

İşte o yoğunluğuma sebep olan işlerimden biri de, Türkiye’nin belki de ilk electro-pop grubu diyebileceğimiz Zi Punt‘un resmi web sitesi idi. Siteyi nihayet bitirdim ve 1 Ağustos 2008, 00:22 itibariyle açtık.

Biraz aklımdaki tasarımdan bahsedeyim.

Her ne kadar bu işe başlarken, Oğuz Kaplangı‘nın grubunun görsel konsepti ile ilgili çok net çizgiler belirlediğini biliyor olsam da, gruba ilk götürdüğüm demo, tamamiyle psychedelic bir işti. Grubun net çizgileri ve belli olan renkleri ile de uyuşmuyordu.

Ancak menü tasarımı harekette sorun yoktu. Sadece demoyu psychedelic halinden kurtarmamız gerekiyordu.

Onu da grubun albüm kapağındaki görseli kullanarak çözdük. Görsel, sayfanın background’un da smooth bir hareketle kendini gösterecekti ve şablona bir netlik kazandırmalıydı. İşini başardığını artık biliyorum, ancak son dakikaya kadar da şüphelerim olduğunu söylemeliyim.

Daha sonra fikirler her geçen gün daha da iyi yol almaya başladı. Music Player’ın görüntüsünden, Video Blog oluşturmaya kadar bir sürü şey denedik ve yaptık.

Menülerin animasyonları, menü içeriklerinin açılışı. Tabi bir yandan bunların her birini Flash’da anime ederken, bir yandan da ya fazla hareketli ise diye düşünmeden de edemiyordum.

Deneme yanılma ve başka tasarımcı arkadaşlarımdan aldığım feedbackler ile site son halini buldu.

Video Blog kısmındaki ilk videoyu da kendim çektim ve montajladım. Aslında içimden geçen her ne kadar o filmin de tasarımın bir parçası olduğu ise de, Oğuz sağolsun ismimi de altına Director olarak yazmamı istedi. Hoşuma giden bir detaydı bu da.

Sanırım bu sene Altın Örümcek de dahil olmak üzere bir kaç badge alacağız (:

İçime de sindi üstelik (:

Şimdilik görüşmek üzere diyelim, daha sonra yine gelirim.

Siteye buradan ulaşabilirsiniz.

12seconds.tv

Ah ah, güzel birşey olduğunda bitiyorum, eriyorum ya.

12seconds.tv diye bir site yapmış arkadaşlar. Sitenin mottosu, cep telefonu veya kamera, montajlı ya da dogma, 12 saniyelik her filminizi gönderin.

Her ne kadar sitenin tasarımını beğenmemiş olsam da, fikiri güzel buldum. Artık herkes herşeyi paylaştığı için sanal sosyal ortamlarda, bu da o fikirlerden biri olmuş. Kutlamalı.

Sizi buradan almalı, bir de siz deneyin.







Member of W3C Sites dot com


Add to Technorati Favorites

web tracker