13/05/2010 - 10:08
Geçtiğimiz hafta LinkedIn ile başlamışken bu hafta da durmayıp XING ile devam edelim ve profesyonel ağları daha derinlemesine inceleyelim.
Dünya’da LinkedIn’in en büyük rakibi olarak gösterilen XING, aslında Türkiye’de LinkedIn’den daha çok bilinen ve tercih edilen bir platform. Bunun en önemli sebeplerinden biri XING’in Avrupa ofislerinin birinin İstanbul’da olması ve Türkçe olarak hizmet vermesi. “İşini geliştirmek isteyenler için küresel bir ağ” sloganıyla hizmet veren XING, 2003 yılında Almanya’da kurulmuş OpenBC adıyla kuruldu. 2006 yılında Kuzey Amerika pazarına giriş yaparken ismini XING olarak değiştirdi. Türkiye’de ismini 2008 yılında o zamanın en büyük Türk iş ağı olan cember.net’i satın alıp 280.000 üyesini bünyesine katmasıyla duyurdu.
LinkedIn’in 65 milyon üyesine karşılık, XING’in 8 milyon üyesi bulunuyor. Xing’in hakim olduğu alanlar Avrupa ülkeleriyken, LinkedIn kendisini Kuzey Amerika’da gösteriyor. Google Arama Trendleri’ne baktığımız zaman da Türkiye’de XING’in açık ara önde olduğunu görüyoruz.

Zaten Türkiye’de gerek kendi etkinlikleriyle, gerekse çeşitli reklam kampanyalarıyla marka bilinirliğini arttırması bakımından XING’in, LinkedIn’den çok daha önde olması anlaşılabilir bir durum.
2009 Haziran verilerine göre XING’teki Türk kullanıcı sayısı 800.000 civarındaydı. LinkedIn’in Türk üye sayısı hakkında herhangi bir veriye ulaşamadım. Fakat tahminim 100.000’i geçmeyeceği yönünde.
LinkedIn ve XING’in hem ücretsiz hem de ücretli üyelik seçenekleri bulunmakta. Ücretsiz servislerde bana sorarsanız LinkedIn ile XING arasında çok bir fark yok. Kısıtlı sayıda üyelik, kısıtlı sayıda mesaj gönderimi, şirket hesabı açamamak, açılmışını yönetememek ve iş ilanı verememek gibi bir çok dezavantajının yanısıra ücretsiz üyelik sistemi tanımak için yeterli oluyor. Gruplara üye olup iş başvurusunda bulunmak için premium üye olmanıza gerek yok.
Üyelik fiyatlarına gelince… Xing’in Premium üyeliği aylık 6 € civarında. Yıllık veya 2 yıllık üye olmanıza göre toplu fiyattan bir indirim söz konusu. Şirket üyeliği için de standart veya plus olmasına göre yıllık yüklüce bir ücret ödeniyor.
LinkedIn’in ise değişik üyelik sınıflandırmaları mevcut. “Business”, “Business Plus” veya “Pro” seçeneklerine göre aylık 25$, 50$ veya 500$ gözden çıkartmak lazım. En temel farkları yine aylık mesaj ve üye gösterim sayısında yatıyor. Daha detaylı inceleme için buradan LinkedIn’in ilgili sayfasına gidilebilir. LinkedIn’in bir sürü kısıtlaması ile XING çok daha ucuz ve verimli duruyor.
Profil içeriği olarak XING daha detaylı. Üstelik Premium üyelerine zaman zaman iş birliği içerisinde olduğu yerler ile kampanyalar yapıp indirimler veya özel fırsatlar sunuyor. Gruplar bazında baktığımızda XING yine az bürokrasi ile daha avantajlı. Özellikle tescilli şirket ve markalar için LinkedIn bir sürü legal prosedür barındırıyor ve evrak işi istiyor.
Türkiye’de XING daha yaygın olmakla beraber hala profesyonel ağ kullanımı yaygınlaşmadı. XING ve LinkedIn gibi profesyonel ağların ne şekilde ve nasıl verimli kullanılabileceğine bir dahaki yazımda değineceğim fakat şimdiden de altını çizerek belirteyim; profesyonel ağları online pazarlama kalemlerinin içerisine alın, kendinize ve işinize bir katma değer katmak mutlaka etkin kullanın.
LinkedIn vs. XING
Bu yazıya yapılan yorumları RSS beslemesi ile takip edebilirsiniz.









(3 kere puan verilmiş, ortalama: 5 üzerinden 4,67 )
![Okuyucularımıza Hediye: Yeni Medya’nın Felsefesi [E-Kitap]](http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/e-kitap.jpg)
LinkedIn’in henüz ülkemizde yeteri kadar tanınmadığından üye sayısının az olduğunu düşünüyorum. XING Çember.net’den gelen bilinirliği kullanarak Türkiye’de bugünlere geldi. LinkedIN’in daha çok kullanılmaya başlanacağını düşünüyorum.
Beğendiniz mi?
1
0