<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Meşgul Sinyali &#187; Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="http://www.mesgulsinyali.com/category/sosyal-medya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mesgulsinyali.com</link>
	<description>sosyal medya, dijital pazarlama, online itibar yönetimi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 07:32:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
		<item>
		<title>Enformasyondan Arta Kalanlar Ne İfade Eder? [Bir Soru]</title>
		<link>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/enformasyondan-arta-kalanlar/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=enformasyondan-arta-kalanlar</link>
		<comments>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/enformasyondan-arta-kalanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Jan 2011 12:45:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güner</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Davranış Biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Enformasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Like]]></category>
		<category><![CDATA[Unlike]]></category>
		<category><![CDATA[Varoluş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mesgulsinyali.com/?p=1225</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıma iki farklı örnekle başlayacağım;

Çok pahalı bir saati olan bir adam düşünün. Ölüyor. Saatinin pili uranyumdan yapılmış durumda ve saniyenin binde biri hata payıyla zamanı gösteriyor. Adam ölüyor ve saati sonsuza kadar çalışıyor, üstelik adam da ölü kaldığı süre boyunca – sonsuzluk – saati binde bir hata payıyla takip ediyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Fenformasyondan-arta-kalanlar%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Fenformasyondan-arta-kalanlar%2F&amp;source=mesgulsinyali&amp;style=compact&amp;service=bit.ly&amp;service_api=R_3ea35b2d7fc534081269bde5409be6bd&amp;hashtags=Bilgi,Davran%C4%B1%C5%9F+Bi%C3%A7imleri,Enformasyon,Like,Sosyal+Medya,Unlike,Varolu%C5%9F&amp;b=2" height="61" width="50" title="Enformasyondan Arta Kalanlar Ne İfade Eder? [Bir Soru]" alt=" Enformasyondan Arta Kalanlar Ne İfade Eder? [Bir Soru]" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Bu yazıma iki farklı örnekle başlayacağım;</p>
<p>Çok pahalı bir saati olan bir adam düşünün. Ölüyor. Saatinin pili uranyumdan yapılmış durumda ve saniyenin binde biri hata payıyla zamanı gösteriyor. Adam ölüyor ve saati sonsuza kadar çalışıyor, üstelik adam da ölü kaldığı süre boyunca – sonsuzluk – saati binde bir hata payıyla takip ediyor.</p>
<p>Tram Chung Song, bir fille cinsel ilişki kurma girişiminden yargılanırken yaptığı savunmada, filin birdenbire kendi karısının göçü kılığında göründüğünü söylüyor; yargıçlar bu savunmayı dikkate alarak on yedi yıllık hapis cezası veriyorlar –eşe tecavüz suçu için yasaların öngördüğü ceza.</p>
<p>Şimdi gelelim biraz insanın varoluşuna ve davranış biçimlerine. Bunu da az sonra sosyal medyaya bağlıyor olacağız.</p>
<p>İnsandaki varoluş duygusu, siyah ışığa duyarlı bir levha gibidir. Hem kendinden nefreti içerir, hem de bu duygunun derhal onarılmasından ibarettir. Yani aynı anda hem sevgi (like), hem de nefret (unlike).</p>
<p>Bütün ölçüsüzlüğüyle enformasyonun tek yaptığı ise, bütüne yararsız bilgiler eklemek ve böylece iletişimi yutmaktır; iletişim de, sonsuz uzantıları ve gereksiz alışverişlerinin toplamı sayesinde enformasyonu yutar. Bu yüzden de son zamanlarda hep söylüyor olduğum ve sunumlarıma bile eklemek istediğim bir söze geliyoruz: “Vatandaş için vatandaşın enformasyona dayalı bir görüş sahibi olması olasılığı, sanat piyasasına dayalı bir estetik yargıya varması olanağı kadar sıfırdır.” Yani, bir önceki “<a href="http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/coitus-mortalis-reservatus-ya-da-autoerotic-asphyxia/" title="Coitus Mortalis Reservatus"  target="_self">Coitus Mortalis Reservatus</a>” başlıklı yazımda da söylediğim gibi, siz kullanıcıya hangi bilgiyi veriyor olursanız farketmez, onların o bilgiyi kaydettiğini düşündüğünüz anlarda, onlar o bilgiyi umursamaz. Çünkü;</p>
<p>İstisnai olan her şeyin yok edilmeye mahkum olması simgesel bir kurala dayanır: Hiçbir oyuncu, oyunun kendisinden daha büyük olmamalıdır.</p>
<p>Bu yüzden de Londra’da, Tate Modern’in önünde duran taksi şoförü çağdaş sanatı şöyle özetler: “Girişin neden bedava olduğunu içeri girer girmez anlıyorsunuz.”</p>
<p>Üç büyük devrimden (Galileo ve yermerkezliliğin sonu, Darwin ve evrim kuramı, Freud ve bilinçaltının keşfi) sonra, bizlerin yaptığı çağdaş devrim (sanalın ve bilişimin devrimi), insanı, doğal dünyaya egemen olmaktan giderek uzaklaştırdı. Oysa, yerin henüz Güneş’in çevresinde dönmediği, insanın henüz maymundan gelmediği zamanlarda insan, bu doğal dünyanın merkeziydi. Günümüzde ise, merkezi giderek dışarıya doğru kayan insan, kendi modelinin çevresel ve yapay bir uzantısına dönüşüyor.</p>
<p>Biz “onikiden vurduğunu” düşündüğümüz kampanyalar yaptığımızda, kendimizi “avcı” sanarken aslında “kurban” oluyoruz. O yüzden zaten katillerin akıl sağlığından söz edilmiyor artık. Günümüzde önem kazanan, kurbanın akıl sağlığı (ve ayrıca kendi mutsuzluğunu kredi kartı olarak kullanabilmekteki becerisi).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/enformasyondan-arta-kalanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Coitus Mortalis Reservatus* ya da Autoerotic Asphyxia**</title>
		<link>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/coitus-mortalis-reservatus-ya-da-autoerotic-asphyxia/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=coitus-mortalis-reservatus-ya-da-autoerotic-asphyxia</link>
		<comments>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/coitus-mortalis-reservatus-ya-da-autoerotic-asphyxia/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Nov 2010 15:49:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güner</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Autoerotic Asphyxia]]></category>
		<category><![CDATA[Başarılı Sosyal Medya Kampanyaları]]></category>
		<category><![CDATA[Coitus Mortalis Reservatus]]></category>
		<category><![CDATA[Kişiselleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Personalization]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Stratejileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Yapılar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyedeki Sosyal Medya Ajansları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mesgulsinyali.com/?p=1195</guid>
		<description><![CDATA[Teknolojik olanaklar yokken şöyle deniyordu: Amaç araçları haklı gösterir. Bugün artık amacımız olmadığı için, şöyle diyoruz: Araçlar amacı haklı gösterir.
Ne biri, ne de ötekisi genelgeçer/toplumsal ahlaka aykırı.
Kesinlikle ahlaka aykırı olan, ikisi arasında çelişki bulunmaması: Amaçlar ve araçlar artık birbirlerine aldırış etmiyorlar. Kısacası artık aynı düzende değiller.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Fcoitus-mortalis-reservatus-ya-da-autoerotic-asphyxia%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Fcoitus-mortalis-reservatus-ya-da-autoerotic-asphyxia%2F&amp;source=mesgulsinyali&amp;style=compact&amp;service=bit.ly&amp;service_api=R_3ea35b2d7fc534081269bde5409be6bd&amp;hashtags=Autoerotic+Asphyxia,Ba%C5%9Far%C4%B1l%C4%B1+Sosyal+Medya+Kampanyalar%C4%B1,Coitus+Mortalis+Reservatus,Ki%C5%9Fiselle%C5%9Ftirme,Personalization,Sosyal+Medya+%C4%B0leti%C5%9Fimi,Sosyal+Medya+Stratejileri,Sosyal+Yap%C4%B1lar,Toplumsal+Ahlak,T%C3%BCrkiyedeki+Sosyal+Medya+Ajanslar%C4%B1&amp;b=2" height="61" width="50" title="Coitus Mortalis Reservatus* ya da Autoerotic Asphyxia**" alt=" Coitus Mortalis Reservatus* ya da Autoerotic Asphyxia**" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Türkiye’deki sosyal medya ajanslarına <strong>Coitus Mortalis Reservatus’a*</strong> dayalı stratejiler geliştirmelerini öneriyorum (<em>en azından <strong>Autoerotic Asphyxia’dan**</strong> iyidir!</em>). Bu arada, bu yazı gerçekten okunması çok zor bir yazı olabilir, şimdiden affınızı dilerim.</p>
<p><em><strong>* İhtiyatlı ölümcül cinsel birleşme</strong></em></p>
<p><em><strong>** Cinsel patlama anında beyne giden oksijeni isteyerek kesmek</strong></em></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1199" title="Autoerotic Asphyxia" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/Autoerotic_Asphyxia.jpg" alt="Autoerotic Asphyxia Coitus Mortalis Reservatus* ya da Autoerotic Asphyxia**" width="450" height="675" /></p>
<p>Teknolojik olanaklar yokken şöyle deniyordu: Amaç araçları haklı gösterir. Bugün artık amacımız olmadığı için, şöyle diyoruz: Araçlar amacı haklı gösterir.</p>
<p>Ne biri, ne de ötekisi genelgeçer/toplumsal ahlaka aykırı.</p>
<p>Kesinlikle ahlaka aykırı olan, ikisi arasında çelişki bulunmaması: Amaçlar ve araçlar artık birbirlerine aldırış etmiyorlar. Kısacası artık aynı düzende değiller.</p>
<p>Yukarıdaki ufak açıklamalarla belli ettim mi bilmiyorum ama bugün sosyal medya iletişiminden biraz farklı bahsedeceğim. Ancak madem anlatacağım konuda cinsel elemanlardan yararlanacağım, öyleyse genelgeçer/toplumsal ahlaktan da biraz bahsedip, belki biraz da ahlaksız olabilirim.</p>
<p>Düşünün ki, bir masa var, dışarıda, kafenin önünde. Genç bir kadın, bekliyor. Bir ilan vermiş ve bu ilana yanıt veren erkeklerden biriyle randevusu var. Aslında amacı çok değişik: Bu tip bir ilana yanıt veren erkek tipleri üzerinde bir araştırma yapıyor. Bunu adam gelir gelmez ona anlatacak, her türlü yanlış anlaşılmadan kaçınmak için. Adam geliyor, kadın onunla konuşuyor. Adam, kendisinin de, bu tip ilan veren kadın tipleri üzerinde bir araştırma yaptığını söylüyor. Sonra ne mi oluyor? Az sonra döneceğiz bu konuya.</p>
<p>Yani, sosyal medya iletişimi insanın kendine yakışanı giymesi değildir. Sosyal medya iletişimi, sosyal medya iletişimi yapan ajansın ava giderken avlanması olasılığını da yanında getirir. Sebebi çok açık:</p>
<p>Vatandaş için vatandaşın enformasyona dayalı bir görüş sahibi olması olasılığı, sanat piyasasına dayalı bir estetik yargıya varması olanağı kadar sıfırdır. Siz ne kadar doğru içeriği ne kadar doğru dozlarda veriyor da olsanız, mekandan bağımsız (<em>anlamsız mekanlarda</em>) iletişim yapmanız hiçbirşey değiştirmez. Onlar sizin verdiğiniz enformasyonu alıyor gibi görünseler de, aslında günün sonunda bunu umursamazlar.</p>
<p>Nitekim, bir kimseye herhangi bir şey anlatmak, onu “<strong>herhangi</strong>” bir kimseye dönüştürmektir. O kimse kendini özel hissetmediği sürece, sizin verdiğiniz enformasyonu işlemeyecektir. (<em>bkz.: Sosyal medya kampanyalarında “kişiselleştirme” ne demektir?</em>)</p>
<p>Daha önce yazmıştım: Önce yayınla, sonra filtrele mantığı, yeni sosyal sistemlerin muazzam miktarlarda başarısızlığı tolere etmesi gerektiğini varsayar. Ender başarıları ortaya çıkarmanın ve teşvik etmenin tek yolu, yine sosyal araçların desteklediği sosyal yapıya dayanmaktadır.</p>
<p>Yani, insanlar göstere göstere sizin kampanyanıza katılsalar, ya da göstere göstere sizi destekliyor olsalar da, aslında başarısızlıklarınızı tolere ediyor olabilirler. Şimdi gerçek anlamda sosyal medya iletişimi yapmanın tam zamanıyken, Autoerotic Asphyxia yöntemlerini kullanan ajanslar başarısız olacaklardır.</p>
<p>Peki,  bu ne demek?</p>
<p>Autoerotic Asphyxia, orgazmın en tepe noktasına geldiğinde, insanın isteyerek kendi oksijenini kesmesidir. Ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmaya gerek yok, bunu yaparken ölen insanların sayısı azımsanamayacak kadar fazla.</p>
<p>Şimdi konumuzla Autoerotic Asphyxia’yı bağlayalım: Ajanslar, rakamları yüksek göstermek adına, her orgazmda (<em>kampanya bitmeye yakınken</em>) ahlaksız yollara başvuruyorlar ki, alınan sonuçlar (<em>zevk</em>) daha fazla/büyük olsun. Ancak bunun tehlikesi çok fazla.</p>
<p>Bu yüzden, Türkiye’deki sosyal medya ajanslarına Coitus Mortalis Reservatus’a dayalı stratejiler geliştirmelerini öneriyorum (<em>en azından Autoerotic Asphyxia’dan iyidir!</em>).</p>
<p>İhtiyatlı ölümcül cinsel birleşme, ajansların rakamlarını yüksek göstermelerini sağlarken, diğer yandan da yine ahlaksız yöntemlere başvurabilecekleri gerçeğini açıklar. (<em>Hırsıza yol göstermek gibi olmasın ama, madem yapılacak, böylesi daha anlamlı diye bir öneri geliştiriyorum. Madem eleştiriyoruz, bari öneri de sunalım</em>)</p>
<p>Amaç mı araçları haklı gösterir? Araçlar mı amacı haklı gösterir? Soruların cevaplarını bilmiyor olsak da, aralarındaki çelişkiyi önleyip, konuyu daha da ahlaksız yapmamak, sosyal yapıyı incelemekten geçer.</p>
<p>Internet, artık dünyanın her yerindeki tüm sohbet ve enformasyon değişimlerinin toplamıdır. İnsanların sanal ve gerçek davranışları arasındaki fark yavaş yavaş ortadan kaybolmaktadır.</p>
<p>Peki, en başta anlattığım, ilanlar aracılığıyla buluşan çifte ne oluyor dersiniz? Sonunda, küçük ilanların amacına uygun bir şekilde, kendilerini birbirlerinin kollarına bırakıyorlar. İşte, doğru sosyal medya iletişimi de böyle birşeydir.</p>
<p>Öyleyse Baudrillard’dan bir şiir ile yazımızı bitirebiliriz:</p>
<p>We assure you;<br />
From the candle to the grave,<br />
From the womb to the tomb,<br />
From the sperm to the worm,<br />
From erection to resurrection*</p>
<p>* Sizi sigortalıyoruz; beşikten mezara kadar / dölyatağından kabre kadar / spermden kurda kadar / ereksiyondan dirilişe kadar</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/coitus-mortalis-reservatus-ya-da-autoerotic-asphyxia/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğru Sosyal Medya Stratejisi için Disney Örneği</title>
		<link>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/dogru-sosyal-medya-stratejisi-icin-disney-ornegi/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=dogru-sosyal-medya-stratejisi-icin-disney-ornegi</link>
		<comments>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/dogru-sosyal-medya-stratejisi-icin-disney-ornegi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2010 15:53:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güner</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Call to Action]]></category>
		<category><![CDATA[Disney]]></category>
		<category><![CDATA[Olumsuz Örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaseten Doğru Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya İletişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mesgulsinyali.com/?p=1177</guid>
		<description><![CDATA[Geçenlerde başlığı-lazım-değil bir yazı yazdıktan sonra birçok tartışmaya sebep gösterilmiştim ve çok şaşırdığım bir şekilde yalnız da bırakılmadım. Bir yandan tüm destek verenlere teşekkür ederken, diğer yandan da “siyaseten yanlış” olmayı düşündüm. Bahsetmeye çalıştığım şey yanlış sosyal medya stratejisinin zararlarıydı. Fark ettim/hatırladım ki olumsuz/kötü örneklemeler, bir yandan tartışmaları yanında getirirken, rekabet konusunu da kurcalıyor ve örneklemeyi yapan insanı da (bu durumda beni) siyaseten yanlış bir konuma sokabiliyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Fdogru-sosyal-medya-stratejisi-icin-disney-ornegi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Fdogru-sosyal-medya-stratejisi-icin-disney-ornegi%2F&amp;source=mesgulsinyali&amp;style=compact&amp;service=bit.ly&amp;service_api=R_3ea35b2d7fc534081269bde5409be6bd&amp;hashtags=Call+to+Action,Disney,Olumsuz+%C3%96rnekler,Siyaseten+Do%C4%9Fru+Olmak,Sosyal+Medya+%C4%B0leti%C5%9Fimi&amp;b=2" height="61" width="50" title="Doğru Sosyal Medya Stratejisi için Disney Örneği" alt=" Doğru Sosyal Medya Stratejisi için Disney Örneği" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Geçenlerde başlığı-lazım-değil bir yazı yazdıktan sonra birçok tartışmaya sebep gösterilmiştim ve çok şaşırdığım bir şekilde yalnız da bırakılmadım. Bir yandan tüm destek verenlere teşekkür ederken, diğer yandan da “<strong>siyaseten yanlış</strong>” olmayı düşündüm. Bahsetmeye çalıştığım şey yanlış sosyal medya stratejisinin zararlarıydı. Fark ettim/hatırladım ki olumsuz/kötü örneklemeler, bir yandan tartışmaları yanında getirirken, rekabet konusunu da kurcalıyor ve örneklemeyi yapan insanı da (<em>bu durumda beni</em>) siyaseten yanlış bir konuma sokabiliyor.</p>
<p>Öyleyse karar verdim, <strong>olumsuz/kötü</strong> örnekleme yapmıyorum, bu sefer <strong>olumlu/iyi</strong> örnekleme yapıyorum.</p>
<p>Örnekleme de bu sefer bir Türk dizisi anti-kahramanı değil, dünyanın en büyük film şirketlerinden biri olan Disney üzerinden ilerlesin istiyorum. Çünkü Disney’in diğer film şirketlerine göre bir artısı var: sosyal medyayı mükemmel kullanıyorlar.</p>
<p>Ben bu yazıyı yazarken toplamda <strong>86.760.000</strong> küsür insan sosyal ağlarda Disney ve Disney ile alakalı hesapları takip ediyor. Doğru bir önerme olabilir ki, Disney sosyal medya iletişimini iyi biliyor.</p>
<p>Sadece Facebook’ta, global değil lokal hesaplar üzerinden de ilerleyen Disney’in, global olarak toplamda 10’dan fazla, lokalde ise sayısız fan sayfası var ve iletişim süreci tüm bu fan sayfalarının üzerinden ilerliyor. Aynı zamanda Twitter varlıkları ve YouTube kanalları da var, abone sayıları çok yüksek. Disney de bu işin hakkını veriyor, güncellemeler, hayranların sorularına cevaplar gibi birçok aksiyonun içinde yer alıyor.</p>
<p>Facebook’ta, segmente edilmiş Disney fan sayfalarında konu ile alakalı bilgiler verilirken, “<strong>call to action</strong>” yapılıyor (<em>CTA</em>). Twitter’da ise, sadece Disney ya da Disney ürünleri ile ilgili reklamlar yapılmıyor, aynı zamanda birçok ulusal/yerel gazetenin Disney-alakalı haberleri de paylaşılıyor. Twitter ve Facebook kullanım şekillerimize Disney doğru bir şekilde adapte olmuş durumda sizin anlayacağınız.</p>
<p>Benim dikkatimi çeken ise, Disney’in sadece olumlu haberleri değil, kendisi hakkında çıkan olumsuz haberleri bile fanlarıyla paylaşıyor olması.</p>
<p>Verdikleri cevaplardan örnekler vermeme gerek yok, ancak paylaştıkları bazı haberler var ki, Türkiye’de hiçbir firmanın/markanın cesaret edemeyeceği haberler bunlar.</p>
<p>&#8220;<strong>Disney</strong>&#8221; kelimesinin “<strong>kokain</strong>” kelimesi ile aynı cümle içerisinde kullanılması, Disney hayranlarının algısında olumlu mudur? Türk dijital profesyonellerinden 100 kişiye sorsak, 100’ü de yanlıştır diyecektir belki. Ancak Disney bunun doğru olduğunun ayaklı ispatı.</p>
<p>Bu yazının konusu da zaten dürüst olmak. Markanın/firmanın/ajansın internet kullanıcısına karşı dürüst olması. Doğru sosyal medya iletişimleri dürüstlük üzerine kurulur. Dürüstlük; T.D.K sözlüğünde “<strong>doğruluk</strong>” olarak, diğer sözlüklerde ise “<strong>özü sözü bir olma</strong>”, “<strong>olanı olduğu gibi yansıtma</strong>&#8220;, “<strong>gerçeği saklamama</strong>”, “<strong>bildiğinden, inandığından ve olduğundan başka türlü görünmeye veya göstermeye çalışmama</strong>” olarak tanımlanır.</p>
<h2>Sanırım sıradaki soru şu: “<strong>Biz Ramiz Dayı’da iken, onlar nerede?</strong>”.</h2>
<p>Birkaç ekran görüntüsü ile sizi baş başa bırakayım:</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1181" title="Disney Twitter 1" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/disney1.jpg" alt="disney1 Doğru Sosyal Medya Stratejisi için Disney Örneği" width="536" height="86" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1182" title="Disney Twitter 2" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/disney2.jpg" alt="disney2 Doğru Sosyal Medya Stratejisi için Disney Örneği" width="528" height="84" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1183" title="Disney Twitter 3" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/disney3.jpg" alt="disney3 Doğru Sosyal Medya Stratejisi için Disney Örneği" width="528" height="86" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1184" title="Disney Twitter 4" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/disney4.jpg" alt="disney4 Doğru Sosyal Medya Stratejisi için Disney Örneği" width="528" height="68" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1185" title="Disney Twitter 5" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/disney5.jpg" alt="disney5 Doğru Sosyal Medya Stratejisi için Disney Örneği" width="528" height="66" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1186" title="Disney Twitter 6" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/disney6.jpg" alt="disney6 Doğru Sosyal Medya Stratejisi için Disney Örneği" width="528" height="86" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1187" title="Disney Twitter 7" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/disney7.jpg" alt="disney7 Doğru Sosyal Medya Stratejisi için Disney Örneği" width="528" height="83" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1188" title="Disney Twitter 8" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/disney8.jpg" alt="disney8 Doğru Sosyal Medya Stratejisi için Disney Örneği" width="528" height="83" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1189" title="Disney Twitter 9" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/disney9.jpg" alt="disney9 Doğru Sosyal Medya Stratejisi için Disney Örneği" width="528" height="85" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/dogru-sosyal-medya-stratejisi-icin-disney-ornegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?</title>
		<link>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/ramiz-dayi-uzerinden-sosyal-medya-iletisimi-nasil-yapilir/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=ramiz-dayi-uzerinden-sosyal-medya-iletisimi-nasil-yapilir</link>
		<comments>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/ramiz-dayi-uzerinden-sosyal-medya-iletisimi-nasil-yapilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Nov 2010 12:24:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güner</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Akbank Caz Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Avea]]></category>
		<category><![CDATA[Ayartma Stratejileri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilginin Dağılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bir rol modeli olarak Ramiz Dayı]]></category>
		<category><![CDATA[Biskrem]]></category>
		<category><![CDATA[Dankek]]></category>
		<category><![CDATA[Deli Yürek]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Stratejiler]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Stratejist]]></category>
		<category><![CDATA[Ezel]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook Fan Page]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook Fan Sayfası]]></category>
		<category><![CDATA[Kuşçu]]></category>
		<category><![CDATA[Landing Page]]></category>
		<category><![CDATA[Nissan]]></category>
		<category><![CDATA[Ramiz Dayı]]></category>
		<category><![CDATA[Ramiz Dayı Hayran Sayfası]]></category>
		<category><![CDATA[Rol Modeli]]></category>
		<category><![CDATA[Seeding]]></category>
		<category><![CDATA[Tivibu]]></category>
		<category><![CDATA[TTNET]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Telekom]]></category>
		<category><![CDATA[Ülker]]></category>
		<category><![CDATA[Viral Dağılım]]></category>
		<category><![CDATA[Viral Video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mesgulsinyali.com/?p=1129</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazı için yazdığım başlık kesinlikle bir aldatmaca değildir!
Bu yazı için yazdığım başlık ülkemizde firmaların sosyal medyadan korkmalarının başlıca sebeplerini anlatmaya çalışmak için izlediğim bir “ayartma” stratejisidir. Firmaların sosyal medya ajanslarına güvenmemesi, sosyal medyadan korkması ve bu konuda bütçe ayırmamalarının belki de yegane sebebi, izlenen yanlış stratejilerdir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Framiz-dayi-uzerinden-sosyal-medya-iletisimi-nasil-yapilir%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Framiz-dayi-uzerinden-sosyal-medya-iletisimi-nasil-yapilir%2F&amp;source=mesgulsinyali&amp;style=compact&amp;service=bit.ly&amp;service_api=R_3ea35b2d7fc534081269bde5409be6bd&amp;hashtags=Akbank+Caz+Festivali,Avea,Ayartma+Stratejileri,Bilginin+Da%C4%9F%C4%B1l%C4%B1m%C4%B1,Bir+rol+modeli+olarak+Ramiz+Day%C4%B1,Biskrem,Dankek,Deli+Y%C3%BCrek,Dijital+Stratejiler,Dijital+Stratejist,Ezel,Facebook,Facebook+Fan+Page,Facebook+Fan+Sayfas%C4%B1,Ku%C5%9F%C3%A7u,Landing+Page,Nissan,Ramiz+Day%C4%B1,Ramiz+Day%C4%B1+Hayran+Sayfas%C4%B1,Rol+Modeli,Seeding,Tivibu,TTNET,T%C3%BCrk+Telekom,%C3%9Clker,Viral+Da%C4%9F%C4%B1l%C4%B1m,Viral+Video&amp;b=2" height="61" width="50" title="Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" alt=" Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Bu yazı için yazdığım başlık kesinlikle bir aldatmaca değildir!</p>
<p>Bu yazı için yazdığım başlık ülkemizde firmaların sosyal medyadan korkmalarının başlıca sebeplerini anlatmaya çalışmak için izlediğim bir “<strong>ayartma stratejisi</strong>&#8220;dir. Firmaların sosyal medya ajanslarına güvenmemesi, sosyal medyadan korkması ve bu konuda bütçe ayırmamalarının belki de yegane sebebi, izlenen yanlış stratejilerdir.</p>
<p>Bu yazıya da o yüzden Ezel’den başlayalım.</p>
<p>Ezel’i bilmeyen yok sanırım. Benim de geçen sezon birkaç bölümünü izlediğim, ancak daha sonra sıkılıp bıraktığım bir TV dizisi. Hikâye anlatma sanatının neredeyse tüm inceliklerini kullanmasının iyi mi kötü mü olduğunu bilemediğim bu dizide de malum bir karakter var: Ramiz Dayı.</p>
<p>Daha önce Deli Yürek dizisinde karşılaştığımız “<strong>Kuşçu</strong>” gibi bir “mentor”dur bu Ramiz Dayı (<em>kılavuz, akıl hocası</em>). Söylediği bazı cümleler “<strong>beylik cümle</strong>”lerdir ve akılda kalıcı olmaları da cabası (<em>catchy</em>). <strong>Aşktan, delikanlılıktan, erkek olmaktan, hayattan dem vuran Ramiz Dayı’nın ise genel geçer bir fenomen haline dönüşmesi doğal olarak işten değildir.</strong></p>
<p>Benim bu yazıyı yazmamın sebebi ise tamamen Ramiz Dayı çıkışlıdır!</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1132 left" style="margin-right: 20px;" title="Ramiz Dayı Hayran Sayfası Fan Sayıları" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/fan-sayisi.jpg" alt="fan sayisi Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="213" height="382" /><br />
Facebook’ta geçenlerde Ramiz Dayı’yı aradığımda bir fan sayfası ile karşılaştım. Sanırım bu sene Mart ya da Nisan ayında açılmış bir hayran sayfası olacak (<em>daha ilerisine bakmadım, sıkıldım</em>), Ağustos’un ortasına kadar da Ezel dizisinde Ramiz Dayı’nın beylik sözler söylediği sahneleri yayınlayarak fan sayısını artırmış ve nihayetinde, bugün itibariyle 455.943 fana ulaşmış bu sayfa.</p>
<p>Ancak Ağustos’un sonları gibi, evrim geçirmeye başlamış bu fan sayfası ve inanılmaz bir şekilde Ramiz Dayı ile ilgili içerikler yayınlanmamaya başlamış, yerine reklamlar gelmiş. Yanlış okumadınız, evet, reklamlar.</p>
<p>Önce bu fan sayfasında reklamı yapılan bazı markaları söyleyeyim: <strong>Ülker</strong>, <strong>Tivibu</strong>, <strong>TTNet</strong>, <strong>Avea</strong>, <strong>TTNet Vitamin</strong>, <strong>Biskrem</strong>, <strong>Dankek</strong>, <strong>Nissan</strong>, <strong>Akbank Caz Festivali</strong> (!).</p>
<p>Ramiz Dayı Hayran Sayfası’nda bu markaların pek çok kere videoları yayınlanmış, fan sayfalarına linkler verilmiş ve önemli bir detay olarak da spesifik bir Facebook aplikasyon kullanılarak (<em><a href="http://www.facebook.com/OdulluSoru" title="Ödüllü Soru" rel="nofollow"  target="_blank">Ödüllü Sorular</a> ve <a href="http://www.facebook.com/kampanyalar" title="Kampanyalar" rel="nofollow"  target="_blank">Kampanyalar</a></em>), bu markalarla ilgili anketler yayınlanmış.</p>
<p>Özellikle Ramiz Dayı Hayran Sayfası’nın “<strong>Landing Page</strong>”ini (<em>fan sayfasında girdiğinizde ilk karşınıza gelen sayfa</em>) görmelisiniz, <strong>Ülker Ödüllü Sorular Kampanyası</strong>.</p>
<p><a href="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/anasayfa_rd.jpg"  target="_blank"><img class="alignnone size-medium wp-image-1157" title="Ramiz Dayı Hayran Sayfası - Ana Sayfa" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/anasayfa_rd-300x221.jpg" alt="anasayfa rd 300x221 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="300" height="221" /></a></p>
<p>Ayrıca, söylemek isterim ki; aynı ajansa ait olduğu net bir şekilde belli olan fan sayfaları da, <strong><a href="http://www.facebook.com/Genis.Aile.Videolari?v=app_4949752878" title="Geniş Aile" rel="nofollow"  target="_blank">Geniş Aile</a></strong>, <strong><a href="http://www.facebook.com/YerliMaliErman" title="Erman Kuzu" rel="nofollow"  target="_blank">Erman Kuzu</a></strong>, <strong><a href="http://www.facebook.com/pages/Istanbul-Turkey/Istanbul-Asiklari/67019551153" title="İstanbul Aşıkları" rel="nofollow"  target="_blank">İstanbul Aşıkları</a></strong> ve <strong><a href="http://www.facebook.com/geceuyumayanlar" title="Gece Uyumayanlar" rel="nofollow"  target="_blank">Gece Uyumayanlar</a></strong> isimli fan sayfalarında da aynı videolar, içerikler, reklamlar paylaşılıyor.</p>
<p>Kısaca bir ekran görüntülerini de geçelim, sonra asıl önemli konuya geleceğiz.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1136" title="Facebook Reklamları 1" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_01.jpg" alt="ss 01 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="536" height="753" /></p>
<p class="red">TTNet Reklamı, kullanıcı yorumlarına bakılacak olursa kullanıcılar reklamlardan fena halde sıkılmışlar ve bu doğal olarak orada reklamı yapılan markaya da negatif olarak hizmet ediyor.</p>
<p><a href="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_02.jpg" ><img class="alignnone size-full wp-image-1138" title="Facebook Reklamları 2" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_02.jpg" alt="ss 02 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="536" height="277" /></a></p>
<p class="red">Bu işten para da kazanılıyor, yazının daha aşağısında görebilirsiniz.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1139" title="Facebook Reklamları 3" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_03.jpg" alt="ss 03 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="536" height="274" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1140" title="Facebook Reklamları 4" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_04.jpg" alt="ss 04 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="536" height="191" /></p>
<p class="red">Ramiz Dayı&#8217;nın konuşma tarzı kullanılarak reklamda bir farklılığa gidilmiş, ancak Ülker bunu ister miydi?</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1141" title="Facebook Reklamları 5" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_05.jpg" alt="ss 05 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="536" height="454" /></p>
<p class="red">Ülker Dankek ve Biskrem alt alta.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1142" title="Facebook Reklamları 6" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_06.jpg" alt="ss 06 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="536" height="730" /></p>
<p class="red">Nissan, Ülker, Akbank Caz Festivali alt alta. Bu markalar için hangi stratejiye hizmet ediyor?</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1143" title="Facebook Reklamları 7" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_07.jpg" alt="ss 07 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="536" height="732" /></p>
<p class="red">Ramiz Dayı&#8217;nın iyi bir Caz müzik dinleyicisi olduğu sonucunu çıkarırsak, festival haberi çok doğru bir mecrada yayınlanıyor.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1144" title="Facebook Reklamları 8" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_08.jpg" alt="ss 08 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="536" height="302" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1145" title="Facebook Reklamları 9" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_09.jpg" alt="ss 09 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="536" height="534" /></p>
<p class="red">Aynı şekilde Ramiz Dayı&#8217;nın konuşma tarzı reklam metnine entegre edilmiş, oysa markalar bu metinleri yazsın diye reklam ajanslarını kiralmıyorlar mıydı? Hem bu metinler önce fokus gruplara gösterilmiyor muydu?</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1146" title="Facebook Reklamları 10" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_10.jpg" alt="ss 10 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="536" height="171" /></p>
<p class="red">Ramiz Dayı bir teknoloji-severdir. Acaba Webrazzi&#8217;nin bu reklamın konumlamasından haberi var mı?</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1147" title="Facebook Reklamları 11" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_11.jpg" alt="ss 11 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="536" height="352" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1148" title="Facebook Reklamları 12" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_12.jpg" alt="ss 12 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="536" height="408" /></p>
<p class="red">Ramiz Dayı milliyetçi duygularıyla güzel nağmeler çınlatmış, peki Ülker de üzerine milliyetçi bir kazak giymek ister miydi?</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1149" title="Facebook Reklamları 13" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_13.jpg" alt="ss 13 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="536" height="217" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1150" title="Facebook Reklamları 14" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/11/ss_14.jpg" alt="ss 14 Ramiz Dayı Üzerinden Sosyal Medya İletişimi Nasıl Yapılır?" width="536" height="148" /></p>
<h2>Ramiz Dayı Kimdir?</h2>
<p>Tabi bu markaların reklamlarının Ramiz Dayı Hayran Sayfası’nda yapılmasından çok, Ramiz Dayı’nın kim olduğu da önemli, öyle değil mi?</p>
<p>Ramiz Dayı her şeyden önce dürüst bir adamdır, hiç lafım yok bu konuda. Karakter olarak kimsenin hakkını yemeyeceği kesindir. Bunların tamamının yanında ise bir mafya babasının sahip olduğu her türlü güç ve duruşa sahip olduğu da kesindir. Adam öldürtebilir, intikam duygusu besleyebilir, silah taşıyor olabilir, emrinde 100 fedai çalışıyor olabilir ama sevdiği bir insana karşı hem dürüsttür, hem de kibar. Bir beyefendi olması gereken yerleri bilir, ancak ormanda on kaplan gücündedir.</p>
<p><strong>Yani, dünyanın en iyi rol modeli değildir!</strong></p>
<p>Herhangi bir markanın yüzü olamaz. Herhangi bir reklamda Ramiz Dayı karakterini “<strong>Tivibu izle yeğen!</strong>” derken göremezsiniz. Ya da “<strong>Evde TTNet’ten iyisi yok yeğen!</strong>” derken de göremezsiniz.</p>
<p>Herhangi bir marka bu tarz bir modeli reklamında kullanamaz.</p>
<p>Öyleyse, Ramiz Dayı Hayran Sayfası’nda bir markanın reklamının yapılması yanlış stratejidir, yanlış görüntüdür, yanlış gösterimdir, her şeyiyle yanlış ve eksiktir. Dijital strateji anlamında marka reklamı yapmak için Ramiz Dayı Hayran Sayfası kullanmak da yanlışların en büyüğüdür.</p>
<p>Bu yanlışın neden yapıldığını anlamak için biraz da sektörümüze dönelim.</p>
<h2>Sosyal Medya Ajansları ve Çeşitleri</h2>
<p>Sanmayın ki Türkiye’de sadece sosyal medya ajansları var. Sosyal medya ajanslarımızdan hariç, seeding ajanslarımız da var. Her gün arkadaş sohbetlerinde konuştuğumuz, ancak bir türlü sanal personamızla (<em>avatarımızla</em>) dillendirmediğimiz bir mesele bu.</p>
<p>Bu seeding ajansları, çalıştıkları markalara verdikleri sözleri tutmak için birçok farklı yol kullanıyorlar. Bu yollardan başlıcaları; olmayan insanlar için açılan ve içerik dağıtımında kullanılan sosyal medya hesapları, konudan bağımsız Facebook hayran sayfaları (<em>bol fanlı</em>), olmayan insanlar tarafından açılmış bloglar ve daha niceleri.</p>
<p>Müşterinin bir videosunun dijital lansmanı yapılacağı zaman, ajanstaki dijital stratejist “<strong>biz bu videoyu 1 milyon kere izletiriz</strong>” diyor ve sıkıntı burada başlıyor. Video için kategori oluşturmuşlar sanki, adına da “<strong>viral video</strong>” diyorlar bazen (<em>hala “Viral”in bir içeriğin dağılım şekli olduğunu bilmeyen dijital stratejistler var, düşünün durumdaki acınasılığı</em>). Bu video için verdikleri söz ise, video ancak Fan sayfalarında “<strong>seed</strong>” edildiğinde tutulabiliyor.</p>
<p>Konu sadece videolarla sınırlı da değil. Müşteriye “sana fan sayfası yapalım, 20.000 fan garanti” dendiğinde de sıkıntı başlıyor. Bu fan sayısına ulaşmak için ise markanın fan sayfasının reklamı yine Ramiz Dayı Hayran Sayfası gibi fan sayfalarında yapılıyor ve markanın imajı yerle yeksan ediliyor.</p>
<p>Bu tarz seeding ajansları, markayı korkutmamak adına (!) markanın fan sayfasının reklamını Facebook Flyer reklamları ile yapmıyorlar, çünkü Facebook Flyer reklamı demek bir bütçe demek. Ajans da marka kaçmasın diye bütçe çıkarmıyor, 20.000 fan garantisi verirken de Ramiz Dayı’yı kullanabileceğini düşünüyor. Sektör bu şekilde ilerleyemiyor, bu şekilde sektördeki tüm fiyatlar ucuzluyor, bu şekilde yaptığımız iş de ucuzluyor.</p>
<h2>Nitelikli Fan mı Yoksa Fan Sayısı mı Daha Önemli?</h2>
<p>Bu konudaki tartışmalar hiç bitmez orası kesin, ancak Newsweek’te bu konuda yayınlanmış olan bu makeleyi okumanızı öneririm: “<a href="http://http://www.newsweek.com/2010/08/10/businesses-buy-facebook-fans.html" title="Businesses Buy Facebook Fans" rel="nofollow"  target="_blank">Businesses Buy Facebook Fans</a>”.</p>
<p>Eğer siz de Facebook fan sayfanızın fan sayısını yükseltmek isterseniz, ya da yaptığınız videonun viral yayılmasını isterseniz, Türkiye’de de bu kaynakları bulabilirsiniz. Ben bir tane yazayım sizin için: <a href="http://www.r10.net/facebook" title="R10 - Facebook" rel="nofollow"  target="_blank">r10.net/facebook</a>.</p>
<p>Yazımın sonuna geldim, aslında daha da yazmak istediğim dinamikleri var bu konunun, ancak şimdilik burada bırakmak daha doğru olacaktır.</p>
<p>İşte ülkede kendini Dijital Stratejist olarak konumlayıp, reklam ve pazarlama adına böylesi büyük yanlışları yapan insanlarla birlikte çalışıyoruz. Bu yazıyı yazarken amacım ise, öyle çamur atmak değil, aksine &#8220;en doğru işi yaparsak hep birlikte yükseliriz&#8221; felsefesinden ibarettir.</p>
<p>Espri  yapmadan da geçemeyeceğim: “<strong>Beğen yeğen!</strong>”.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/ramiz-dayi-uzerinden-sosyal-medya-iletisimi-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Medya ve İletişim</title>
		<link>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/yeni-medya-ve-iletisim/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=yeni-medya-ve-iletisim</link>
		<comments>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/yeni-medya-ve-iletisim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Oct 2010 19:20:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güner</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Anti-İletişim Araçları]]></category>
		<category><![CDATA[Antropoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Kişiselleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[McLuhan]]></category>
		<category><![CDATA[Monod]]></category>
		<category><![CDATA[Rastlantı ve Zorunluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Kampanyaları]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mesgulsinyali.com/?p=1118</guid>
		<description><![CDATA[İnternet kitleler tarafından kullanılmaya başlamadan önce, kitle iletişim araçlarının gönderdiği mesajlara “maruz kalan” insanlar, internet ile birlikte o mesajlara nasıl cevap vereceklerini öğrendiler ve cevap vermeye başladılar. Yakın zamanda ise kullanıcılar her geçen gün daha da bilinçlendikleri için, o mesajları kendileri yaratır oldular. Yani bilginin üretimi misyonu, bu sefer de kullanıcıya geçmiş oldu. Durum böyleyken de, kurumlar tarafından üretilen mesajlar anlam kaybetmeye başladı. Çünkü o mesajı kullanıcının kendisi de üretebilirdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Fyeni-medya-ve-iletisim%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Fyeni-medya-ve-iletisim%2F&amp;source=mesgulsinyali&amp;style=compact&amp;service=bit.ly&amp;service_api=R_3ea35b2d7fc534081269bde5409be6bd&amp;hashtags=Anti-%C4%B0leti%C5%9Fim+Ara%C3%A7lar%C4%B1,Antropoloji,Ki%C5%9Fiselle%C5%9Ftirme,McLuhan,Monod,Rastlant%C4%B1+ve+Zorunluluk,Sosyal+Medya+Kampanyalar%C4%B1,Toplumsal,Yeni+Medya&amp;b=2" height="61" width="50" title="Yeni Medya ve İletişim" alt=" Yeni Medya ve İletişim" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Her geçen gün daha çok bilgiye karşılık giderek daha az yorum ve anlamın üretildiği bir evrende yaşıyoruz. Bu bakış açısına göre de 3 varsayımdan söz edebiliriz:</p>
<ul>
<li>Birinci varsayıma göre bilgi, anlam üretmekte ancak anlam kaybını engelleyememektedir. İletişim araçlarını kullanarak müşterilerimize mesaj ve içerik pompalasak da, bu anlamın yok oluş hızı, anlamın pompalanma hızından yüksek olacaktır. Yani var olan iletişim araçları yetersiz kalacaklar ve ek iletişim araçlarının devreye girmesi gerekecektir. Bu ek iletişim araçlarını “<strong>anti-iletişim araçları</strong>” olarak bile niteleyebiliriz (<em>korsan radyolar, spooflar gibi</em>).</li>
<li>İkinci varsayıma göre bilginin anlamla ilişkisi yoktur. Bu Shannon varsayımına göre iletişim evreninde üretilen bilgi saf bir araçtır. Teknolojik araçların içerdiği herhangi bir anlam yoktur. Öyleyse bu bilgilerin hiçbiri değer yargıları olarak belirlenemez. Yani, en basit şekliyle, bilgiden ne anlıyorsanız anlam odur. Oysa bizim bildiğimiz ve Monod’un “<strong>Rastlantı ve Zorunluluk</strong>” başlıklı metninde anlattığına göre “<strong>anlam, sonradan ortaya çıkan bir şeydir</strong>”. Bilgi enflasyonu ile anlam deflâsyonu arasında bir ilişki yoktur.</li>
<li>Anlam yitiminin doğrudan iletişim araçları yani anlamı yok edip, ikna edici bir haber biçimine sokan kitle iletişim araçlarının müdahaleleriyle bir ilişkisi vardır.</li>
</ul>
<p>En ilginç varsayım bu sonuncusudur, şu anda kabul gören düşüncelerin tam tersini savunur. Çünkü toplumsallaşma, bizlerin kitle iletişim araçlarının gönderdiği mesajlarla ne kadar ilgilendiğimizle ölçülür. Bu yüzden de kitle iletişim araçlarının gönderdiği mesajlarla ilgilenmeyenler gerçek ya da gücül düzeyde toplumsallaşmamış insanlar olarak kabul edilirler.</p>
<p>Yukarıdakilerin yeni medya ile nasıl bir ilişkisini olduğunu sorduğunuzdan eminim. Anlatayım;</p>
<p>İnternet kitleler tarafından kullanılmaya başlamadan önce, kitle iletişim araçlarının gönderdiği mesajlara “<strong>maruz kalan</strong>” insanlar, internet ile birlikte o mesajlara nasıl cevap vereceklerini öğrendiler ve cevap vermeye başladılar. Yakın zamanda ise kullanıcılar her geçen gün daha da bilinçlendikleri için, o mesajları kendileri yaratır oldular. Yani bilginin üretimi misyonu, bu sefer de kullanıcıya geçmiş oldu. Durum böyleyken de, kurumlar tarafından üretilen mesajlar anlam kaybetmeye başladı. Çünkü o mesajı kullanıcının kendisi de üretebilirdi. Yeterince anlaşılır mı bilmiyorum ama söylemeye çalıştığım şeyi belki şu örnekle açıklayabilirim:</p>
<p>Geçtiğimiz senelerde kronik bir baş ağrısı problemim vardı, ilk zamanlar bu problemin kronik olduğunu bilmiyordum, bu yüzden de ağrı kesici ilaç kullanıyordum. Zamanla, bu ağrı kesici ilaçları kullanma aralığım düştü ve günde iki tane ilaç içerken 4’e ve 5’e çıktı (<em>zaten kronik olduğunu da, durumun vahametinden dolayı doktora gittiğimde öğrendim</em>). İlk zamanlar günde 2 tane ilaç içerken, zamanla kullandığım ilaç sayısının artması, ilaçlara olan bağışıklığımın artmasından ileri geliyor. Yani, o kadar fazla ilaç alıyordum ki, bir zaman sonra ilaç, etkisini kısa sürede kaybediyordu ve beni bir tane daha ilaç almaya zorluyordu.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1122" title="Yeni Medya" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/10/yeni_medya.jpg" alt="yeni medya Yeni Medya ve İletişim" width="608" height="491" /></p>
<p>İşte günümüz internet kullanıcısının da sorunu bu, o kadar fazla bilgiye, habere ve – <em>bizim konumuzda</em> – dijital kampanyaya ve reklama maruz kalıyor ki, eskisine göre çok daha çabuk unutuyor bu haber/bilgi/kampanyayı.</p>
<p>Her kullanıcının bir mecra olduğunu düşündüğümüz ve sosyal medya terimi ile adlandırılan bu sosyal internet ortamlarında kullanıcılar, günden güne ellerindeki güce yenik düşüyorlar ve aynı zamanda daha da çok güç kazanıyorlar. Güç kazanmalarının sebebi ise, şirketlerin/kurumların sosyal medya kullanıcılarına “<strong>yeterinden fazla</strong>” önem vermesinden ileri geliyor.</p>
<p>Sosyal medyayı toplumsal bir örgütlenme düzeni olarak görmeliyiz. Modern toplumların başında da maddi üretim vardır, sonunda da! Zaten maddi üretim olmasaydı bizim toplumsal örgütlenmemiz de inandırıcı olmazdı. Oysa sahip olduğumuz toplumsal örgütlenme düzeni yine maddi üretim yüzünden çökmektedir. Çünkü Türkiye gibi ülkelerde internet ortamında üretim değil paylaşım vardır (<em>elbette üretim de vardır ama olması gereken düzeyde değil</em>). Bu yüzden de bilginin anlam ürettiğini sandığımız sırada aslında tersi olmaktadır.</p>
<p>Bilgi, kendi ürettiği içerikleri yok etmektedir. İletişimi ve toplumsal düzeni de yok etmektedir. Bunun iki nedeni vardır:</p>
<ul>
<li>Bilgi, iletişim kurmak yerine sahnelediği iletişim oyunu içinde kaybolmaktadır. Sebebi ise bizimki gibi ülkelerdeki en büyük sorun olan “<strong>seyretme arzusu</strong>”dur (<em>bir nevi röntgenleme, sahip olmadığımız şeylere öykünme</em>). Bizler, seyretmeyi çok severiz. Bu yüzden de hep paylaşırız, hiç üretmeyiz. İnterneti kullanma şeklimiz bile “iş” değil “aşk” aramak içindir.<br />
Ayrıca, bizler hem inanırız hem de inanmayız. Bizim görüşümüz: “<strong>Bu konuda yalan söylediklerini biliyorum, ama herhalde o kadar da değil</strong>”. Toplum olarak güvensiz yetiştiğimiz için, bize sunulan her bilgi, bir yandan doğru diğer yandan yanlıştır.<br />
Sistemin bizi içine kapatmış olduğu bu anlam ve iletişim sorununa karşı sosyal medya kullanıcısı da caydırıcı olarak soğuk bir tavır almaktadır. Sonuçta efsanenin varlığı insanların efsanelere inandıklarını göstermez.<br />
İletişimin bu görüntüsü, iletişim araçları ve bilgi bombardımanının toplumsal yapıyı bozmalarını engelleyememektedir.</li>
<li>Öyleyse iletişim araçları toplumsallaşmayı sağlamaya yönelik araçlar değil, toplumsalın kaybolmasını sağlayan araçlardır. Meseleyi daha ciddi incelemek için de McLuhan’ın “<strong>Medium is message</strong>” (<em>mesaj iletişim aracının kendisidir</em>) formülünden yola çıkabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>Yukarıda söylediklerim, pek sosyolog edasında olsa da kendi yorumumla şu şekilde açıklayabilirim hepsini:</p>
<p>Türkiye gibi ülkelerde ekonomik koşullar, bilginin ve haberin manipülasyonunu kolaylaştırmaktadır. İnsanlar, kitle iletişim araçları vasıtasıyla edindikleri bilgiler ve haberler dolayısıyla haberlere ve bilgilere daha soğuk yaklaşmaktadırlar. Yani aynı bilgiler ve haberler, geldiklerinden daha büyük bir hızla kendilerini yok ederler. Bu yüzden de insanlar, kendi yorumlarını sadece güvendikleri diğer insanlardan duydukları ile oluştururlar.</p>
<p>Şirketlerin bu konuda dikkat etmeleri gereken konu da, sosyal medya kullanıcılarını bir mecra olarak görürken, McLuhan’ın formülünü de unutmamaktır. Çünkü şirketlerin yeni medyada kullanıcılar tarafından gönderilmesini sağladığı mesajlar, içerik anlamında kendilerini iptal etseler de, iletişim aracı kendi başına devrimci veya yıkıcı bir kullanım değerine sahip olabilir. Yani, şirketlerin mesajları değersizleşseler de, kullanıcılar değerlidir.</p>
<p>Bu cümleyi kurduktan sonra, yukarıda kendimle çeliştiğimi düşünüyor olabilirsiniz, ancak iletişim aracı (<em>yani sosyal medya kullanıcısı</em>) kendi gücünden bir biçim olarak yararlanarak gerçeği dönüştürebilir. Yani, kullanıcının markayla yaşadığı herhangi bir ters durumda, kullanıcının kendisi yıkıcı bir hal alabilir (<em>etkileyicilik, belki de Maslow’un söylediği, besin zinciri</em>). Bu yüzden de dijital pazarlamanın en önemli araçlarından biri olan “<strong>Kişiselleştirme</strong>”, konu herhangi bir krize geldiğinde aksiyon almamayı gerektirir. Ancak McLuhan’ın teorisi de her sorumuzu cevaplamayacaktır, teorinin kendisini yok ettiği yerler de elbette vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/yeni-medya-ve-iletisim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya’da Kötü Haber Verme Sanatı</title>
		<link>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/sosyal-medyada-kotu-haber-verme-sanati/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=sosyal-medyada-kotu-haber-verme-sanati</link>
		<comments>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/sosyal-medyada-kotu-haber-verme-sanati/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 07:51:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güner</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[iPad]]></category>
		<category><![CDATA[Management Science]]></category>
		<category><![CDATA[Social Media]]></category>
		<category><![CDATA[Wired UK]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetim Bilimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mesgulsinyali.com/?p=1093</guid>
		<description><![CDATA[İyi haberlerimiz ve kötü haberlerimiz var. Önce kötü haber: bazen markanızla ilgili kötü haberler vermek zorunda kalabilirsiniz. İyi haber ise, “Yönetim Bilimi” araştırmalarına göre kötü haberleri iyi bir şekilde vermek mümkün.
Kötü haberleri verme sanatının ana ilkesi ise, kötü haberin içindeki (ufak da olsa) olumlu beklentileri öne çıkararak kötü haberin etkisini yumuşatmaktan geçiyor. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Fsosyal-medyada-kotu-haber-verme-sanati%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Fsosyal-medyada-kotu-haber-verme-sanati%2F&amp;source=mesgulsinyali&amp;style=compact&amp;service=bit.ly&amp;service_api=R_3ea35b2d7fc534081269bde5409be6bd&amp;hashtags=iPad,Management+Science,Social+Media,Sosyal+Medya,Wired+UK,Y%C3%B6netim+Bilimi&amp;b=2" height="61" width="50" title="Sosyal Medya’da Kötü Haber Verme Sanatı" alt=" Sosyal Medya’da Kötü Haber Verme Sanatı" /><br />
			</a>
		</div>
<p>İyi haberlerimiz ve kötü haberlerimiz var. Önce kötü haber: bazen markanızla ilgili kötü haberler vermek zorunda kalabilirsiniz. İyi haber ise, “<strong>Yönetim Bilimi</strong>” araştırmalarına göre kötü haberleri iyi bir şekilde vermek mümkün.</p>
<p>Kötü haberleri verme sanatının ana ilkesi ise, kötü haberin içindeki (<em>ufak da olsa</em>) olumlu beklentileri öne çıkararak kötü haberin etkisini yumuşatmaktan geçiyor. Örnekleyelim hemen:</p>
<p>- <em>Hey, kusura bakma dostum, az önce barda biri senin iPad’inin üzerine oturdu.</em></p>
<p>İşte bu bir kötü haber, ancak iyi haber;</p>
<p>- <em>iPad’inin üzerine oturan Megan Fox’tu ve şimdi de senden özür dilemek istiyor.</em></p>
<p>Bu da kötü haberin içindeki olumlu beklenti. Eminim bu satırları okurken “<strong>keşke benim iPad’im olsaydı o</strong>” diyorsunuz.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1095" title="Sosyal Medya'da Kötü Haber Verme Sanatı" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/09/good-news-bad-news.gif" alt="good news bad news Sosyal Medya’da Kötü Haber Verme Sanatı" width="330" height="346" /></p>
<p>Kısaca izleyebileceğiniz yolları inceleyelim:</p>
<h3>1 – Kötü haber ile iyi haberi ayırmak</h3>
<p>Günün birinde müşterilerinize, markanızın Twitter hesabını kullanarak “<strong>100$’lık bir ürün zammından</strong>” bahsedecekseniz eğer, önce kötü haber ile müşterinizi vurun. Peşinden başka konularla ile ilgili 1-2 tweet yazdıktan sonra, müşterilerinizin 10$’lık bir indirime sahip olduklarını söyleyin.</p>
<p>Müşterinizin kaybı ve kazancı arasındaki fark ne kadar yüksekse, haberlerinizi o kadar ayırmalısınız.</p>
<h3>2 – Müşterinizi sakinleştirin</h3>
<p>Eğer müşterinizin kaybı ve kazancı birbirine yakınsa, müşterinizi göz önünde bulundurun. Birçok insan, 1 milyon dolarlık bir kayıp yanında 1 milyon dolarlık bir başka kazançla geldiğinde bile rahatsız olur. Onlara herşeyin gayet iyi ve yolunda olduğunu söyleyin.</p>
<h3>3 – Şaşırtın</h3>
<p>Çalışanlarınıza 1 gün fazladan izin verip, onların ofiste içtikleri çay ve kahvenin sayısını günde 1’e indirirseniz, çalışanlarınız, kayıplarını ve kazançlarını hesaplamakta zorlanırlar. O yüzden müşterilerinize kötü haber verirken, yarısında kesip iyi bir habere geçerseniz, onların da kafası karışacaktır.</p>
<p><em>p.s.: Tüh, bu 3. yöntem biraz olumsuz bir yöntem gibi. Ancak siz ne yapacağınızı biliyorsunuz.</em></p>
<p><em>p.s. #2: Bu yazıyı Wired UK&#8217;in Ağustos 2010 sayısındaki Katherine Gammon&#8217;un kısa yazısından uyarladım.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/sosyal-medyada-kotu-haber-verme-sanati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları</title>
		<link>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/twitter-facebook-sayfalari/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=twitter-facebook-sayfalari</link>
		<comments>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/twitter-facebook-sayfalari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 05:30:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güner</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Bloglar]]></category>
		<category><![CDATA[Chris Brogan]]></category>
		<category><![CDATA[Digital Marketing Resources]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Pazarlama Kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Mashable]]></category>
		<category><![CDATA[Pete Cashmore]]></category>
		<category><![CDATA[Social Media]]></category>
		<category><![CDATA[Social Media Examiner]]></category>
		<category><![CDATA[Social Media Resources]]></category>
		<category><![CDATA[Social Media Today]]></category>
		<category><![CDATA[Social Times Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter Accounts]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mesgulsinyali.com/?p=1057</guid>
		<description><![CDATA[Haftasonu ve Zafer Bayramı tatilinden sonra ilk yazımın biraz daha yumuşak birşey olmasını istedim. Sizi teorilerle sıkmak yerine, en iyi sosyal medya kaynaklarının Facebook fan sayfaları ve Twitter hesaplarını incelemek iyi olabilir diye düşünüyorum.
Yorum yapmayacağım, ancak benim atladıklarım varsa, lütfen yorum bölümüne siz de bildiğiniz kaynakları yazın ki, bu sayede burada Türkçe bir sosyal medya kaynak listesi çıkarmış olalım. Benim atlayacağım iyi kaynaklar da olacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Ftwitter-facebook-sayfalari%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Ftwitter-facebook-sayfalari%2F&amp;source=mesgulsinyali&amp;style=compact&amp;service=bit.ly&amp;service_api=R_3ea35b2d7fc534081269bde5409be6bd&amp;hashtags=Bloglar,Chris+Brogan,Digital+Marketing+Resources,Dijital+Pazarlama+Kaynaklar%C4%B1,Facebook,Mashable,Pete+Cashmore,Social+Media,Social+Media+Examiner,Social+Media+Resources,Social+Media+Today,Social+Times+Blog,Sosyal+Medya,Sosyal+Medya+Kaynaklar%C4%B1,Twitter,Twitter+Accounts&amp;b=2" height="61" width="50" title="Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" alt=" Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Haftasonu ve Zafer Bayramı tatilinden sonra ilk yazımın biraz daha yumuşak birşey olmasını istedim. Sizi teorilerle sıkmak yerine, en iyi sosyal medya kaynaklarının Facebook fan sayfaları ve Twitter hesaplarını incelemek iyi olabilir diye düşünüyorum.</p>
<p>Yorum yapmayacağım, ancak benim atladıklarım varsa, lütfen yorum bölümüne siz de bildiğiniz kaynakları yazın ki, bu sayede burada Türkçe bir sosyal medya kaynak listesi çıkarmış olalım. Benim atlayacağım iyi kaynaklar da olacaktır.</p>
<p>Ayrıca Meşgul Sinyali&#8217;ni <a rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/mesgulsinyali" title="Meşgul Sinyali on Facebook"  target="_blank">Facebook</a> ve <a href="http://twitter.com/mesgulsinyali" title="Meşgul Sinyali on Twitter"  target="_blank">Twitter</a>&#8216;da takip etmeyi de unutmayın.</p>
<p>Bu sayede, Türk blogosferini de bu eksiklikten kurtarmış olalım.</p>
<h4>Facebook Fan Sayfaları</h4>
<h3>1 – Mashable</h3>
<p><a href="http://www.mashable.com" title="Mashable" rel="nofollow"  target="_blank">Mashable</a> ve Pete Cashmore’u bilmeyeniniz var mı?</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/mashable" rel="nofollow"  target="_blank"><img class="alignnone size-full wp-image-1060" title="Mashable" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/01-mashable.jpg" alt="01 mashable Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="512" /></a></p>
<h3>2 – Social Times</h3>
<p>Media Bistro’nun da yaratıcısı olan grubun <a href="http://www.socialtimes.com" title="Social Times" rel="nofollow"  target="_blank">sosyal medya kaynak projesi</a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/socialtimes" rel="nofollow"  target="_blank"><img class="alignnone size-full wp-image-1062" title="Social Times" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/02-social-times.jpg" alt="02 social times Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="512" /></a></p>
<h3>3 – Viper Chill</h3>
<p>Glen Allsopp isimli 21 yaşındaki bir gencin, web sitelerinizi sosyal medyada nasıl daha verimli tanıtabileceğinizi anlatan ve özellikle de SEO konusuna başarılı bir şekilde eğilen <a href="http://www.viperchill.com" title="Viper Chill" rel="nofollow"  target="_blank">blogu</a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/ViperChill" rel="nofollow"  target="_blank"><img class="alignnone size-full wp-image-1063" title="Viper Chill" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/03-viper-chill.jpg" alt="03 viper chill Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="512" /></a></p>
<h3>4 – Social Media Examiner</h3>
<p>Michael Stelzner’in kurduğu ve AdAge’in en güçlü 50 blog arasında gösterdiği <a href="http://www.socialmediaexaminer.com" title="Social Media Examiner" rel="nofollow"  target="_blank">sosyal medya blogu</a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/smexaminer" rel="nofollow"  target="_blank"><img class="alignnone size-full wp-image-1065" title="Social Media Examiner" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/04-social-media-examiner.jpg" alt="04 social media examiner Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="512" /></a></p>
<h3>5 – Top Rank Blog</h3>
<p><a href="http://www.toprankblog.com" title="TopRank Online Marketing Blog" rel="nofollow"  target="_blank">TopRank Marketing</a>’in sosyal medya blogu.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/toprank.online.marketing.blog" rel="nofollow"  target="_blank"><img class="alignnone size-full wp-image-1066" title="TopRank Online Marketing Blog" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/05-toprank.jpg" alt="05 toprank Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="512" /></a></p>
<h3>6 – Social Media Today</h3>
<p>Sektörün diğer <a href="http://www.socialmediatoday.com" title="Social Media Today" rel="nofollow"  target="_blank">ağır toplarından</a>, Mashable’ın hemen arkasında.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/pages/Social-Media-Today/18797601233" rel="nofollow"  target="_blank"><img class="alignnone size-full wp-image-1067" title="Social Media Today" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/06-social-media-today.jpg" alt="06 social media today Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="512" /></a></p>
<h4>Twitter Hesapları</h4>
<h3>@Mashable</h3>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1070" title="Mashable - Twitter" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/01-mashable-twitter1.jpg" alt="01 mashable twitter1 Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="523" /></p>
<h3>@ChrisBrogan</h3>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1071" title="Chris Brogan - Twitter" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/02-chris-brogan-twitter.jpg" alt="02 chris brogan twitter Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="523" /></p>
<h3>@SocialTimes</h3>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1072" title="Social Times - Twitter" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/03-social-times-twitter.jpg" alt="03 social times twitter Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="523" /></p>
<h3>@JasonFalls</h3>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1074" title="Jason Falls - Twitter" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/04-jason-falls-twitter.jpg" alt="04 jason falls twitter Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="523" /></p>
<h3>@copyblogger</h3>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1073" title="Copyblogger - Twitter" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/05-copyblogger-twitter.jpg" alt="05 copyblogger twitter Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="523" /></p>
<h3>@kikolani</h3>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1075" title="Kikolani - Twitter" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/06-kikolani-twitter.jpg" alt="06 kikolani twitter Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="523" /></p>
<h3>@smexaminer</h3>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1076" title="Social Media Examiner - Twitter" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/07-social-media-examiner-twitter.jpg" alt="07 social media examiner twitter Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="523" /></p>
<h3>@toprank</h3>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1077" title="Toprank - Twitter" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/08-toprank-blog-twitter.jpg" alt="08 toprank blog twitter Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="523" /></p>
<h3>@AdamSinger</h3>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1078" title="Future Buzz- Twitter" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/09-future-buzz-twitter.jpg" alt="09 future buzz twitter Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="523" /></p>
<h3>@eMarketer</h3>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1080" title="eMarketer - Twitter" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/10-emarketer-twitter.jpg" alt="10 emarketer twitter Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="523" /></p>
<h3>@ViralBlog</h3>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1081" title="Viral Blog - Twitter" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/11-viral-blog-twitter.jpg" alt="11 viral blog twitter Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="523" /></p>
<h3>@socialmedia2day</h3>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1082" title="Social Media Today - Twitter" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/12-social-media-today-twitter.jpg" alt="12 social media today twitter Sosyal Medya Kaynakları adına: Takip Edilesi Twitter Hesapları ve Facebook Fan Sayfaları" width="608" height="523" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/twitter-facebook-sayfalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook Stories ve Twitter Tales</title>
		<link>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/facebook-stories-ve-twitter-tales/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=facebook-stories-ve-twitter-tales</link>
		<comments>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/facebook-stories-ve-twitter-tales/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 09:00:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güner</dc:creator>
				<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook Stories]]></category>
		<category><![CDATA[Google Stories]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter Tales]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mesgulsinyali.com/?p=1005</guid>
		<description><![CDATA[Twitter’da kullanıcılarını kendine bağlamak için Facebook’un seçtiği yöntemi uyguladı. Twitter Tales isimli yeni bölümünde Twitter, kullanıcılarının Twitter ile ilgili hikayelerini yayınlamaya başladı.

Facebook kullanıcılarının, Facebook sayesinde yaşadıklarını anlattıkları ve bu sayede diğer kullanıcılara da ilham verebilecek olan hikayelerini yayınladığı Stories, şimdi de Twitter’da Tales halini aldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Ffacebook-stories-ve-twitter-tales%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Ffacebook-stories-ve-twitter-tales%2F&amp;source=mesgulsinyali&amp;style=compact&amp;service=bit.ly&amp;service_api=R_3ea35b2d7fc534081269bde5409be6bd&amp;hashtags=Facebook,Facebook+Stories,Google+Stories,Twitter,Twitter+Tales&amp;b=2" height="61" width="50" title="Facebook Stories ve Twitter Tales" alt=" Facebook Stories ve Twitter Tales" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Twitter’da kullanıcılarını kendine bağlamak için Facebook’un seçtiği yöntemi uyguladı. <a href="http://tales.twitter.com/" title="Twitter Tales" rel="nofollow"  target="_blank">Twitter Tales</a> isimli yeni bölümünde Twitter, kullanıcılarının Twitter ile ilgili hikayelerini yayınlamaya başladı.</p>
<p><a href="http://stories.facebook.com/" title="Facebook Stories" rel="nofollow"  target="_blank">Facebook Stories</a>’i biliyorsunuzdur eminim. Facebook kullanıcılarının, Facebook sayesinde yaşadıklarını anlattıkları ve bu sayede diğer kullanıcılara da ilham verebilecek olan hikayelerini yayınladığı Stories, şimdi de Twitter’da Tales halini aldı.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1006" title="Twitter Tales" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/twitter-tales.jpg" alt="twitter tales Facebook Stories ve Twitter Tales" width="490" height="105" /></p>
<p>Şimdiye kadar üç farklı kullanıcılarının hikayelerinin yayınlandığı Twitter Tales’deki o makaleleri okumanızı öneririm. Yeni Delhi’de yaşayan film yapımcısı @natashabadhwar, San Francisco komünitesinin ortak hesabı @caltrain ve tanınmış mizah yazarı @thebloggess’in hikayeleri, şimdiye kadar yayınlanan hikayeler.</p>
<p>Sosyal ağların kullanıcıları ile bu şekilde etkileşime girmesi çok da yeni değil, yakın zamanda Google ve Facebook’da aynı hizmete başladılar. Facebook, kullanıcıların deneyimlerini yayınladığı Stories ile ve Google da seri halinde Youtube videoları ve <a href="http://googleblog.blogspot.com/search/label/yourgooglestories" title="Google Stories" rel="nofollow"  target="_blank">blog postları</a> ile aynı hizmeti vermeye başlamıştı.</p>
<p>Siz de Twitter&#8217;a hikayelerinizi gönderebilirsiniz: <a title="tales@twitter.com" href="mailto:tales@twitter.com">tales@twitter.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/facebook-stories-ve-twitter-tales/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dijital Dilencilik, Suiistimal ve Diğerkâmlık</title>
		<link>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/dijital-dilencilik/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=dijital-dilencilik</link>
		<comments>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/dijital-dilencilik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Aug 2010 06:41:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güner</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlaki Egoizm]]></category>
		<category><![CDATA[Clay Shirky]]></category>
		<category><![CDATA[Diğerkam Anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Dilencilik]]></category>
		<category><![CDATA[Dilencilik]]></category>
		<category><![CDATA[Engagement]]></category>
		<category><![CDATA[Fake Account]]></category>
		<category><![CDATA[Katılım]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Egoizm]]></category>
		<category><![CDATA[Rasyonel Egoizm]]></category>
		<category><![CDATA[ROI]]></category>
		<category><![CDATA[Selfless Behavior]]></category>
		<category><![CDATA[Single Click]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Kampanyaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[Suistimal]]></category>
		<category><![CDATA[Tüketici Katılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Vision and Scope]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mesgulsinyali.com/?p=991</guid>
		<description><![CDATA[Sahte iletişimin tamamının yanında; Filantropik bakış açısından gözümüze kötü görünebilecek bir gerçek de var ortada: “Amerikanlar kiliseye yaptıkları bağışların iki katını, internetteki hayır kurumlarına yapıyorlar”.
Sebebi ise basit: “single click” (tek klik).
Düşünsenize, bir marka var. Bu markaya önerilerde bulunan bir ajans da var. Kampanya yapılıyor. Kampanyanın mottosu da: “En fazla oy toplayana ‘süper havuç’ veriyoruz”.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Fdijital-dilencilik%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Fdijital-dilencilik%2F&amp;source=mesgulsinyali&amp;style=compact&amp;service=bit.ly&amp;service_api=R_3ea35b2d7fc534081269bde5409be6bd&amp;hashtags=Ahlaki+Egoizm,Clay+Shirky,Di%C4%9Ferkam+Anlay%C4%B1%C5%9F,Dijital+Dilencilik,Dilencilik,Engagement,Fake+Account,Kat%C4%B1l%C4%B1m,Psikolojik+Egoizm,Rasyonel+Egoizm,ROI,Selfless+Behavior,Single+Click,Sosyal+Medya+Kampanyalar%C4%B1,Sosyal+Medya+Uzman%C4%B1,Suistimal,T%C3%BCketici+Kat%C4%B1l%C4%B1m%C4%B1,Vision+and+Scope&amp;b=2" height="61" width="50" title="Dijital Dilencilik, Suiistimal ve Diğerkâmlık" alt=" Dijital Dilencilik, Suiistimal ve Diğerkâmlık" /><br />
			</a>
		</div>
<p><em>Wikipedia’da yazdığı şekliyle dilencilik; “Yardıma muhtaç olduğunu iddia ederek başka insanlardan meta (yiyecek, para, v.s.) isteme. Geçimini bu şekilde sağlayan kişiye dilenci denir. Dilencilik dünyanın en eski mesleklerinden biridir”.</em></p>
<p><em>Diğerkâmlık; “başkalarının yararını da kendi yararı kadar gözetme ya da diğer insanlara maddi veya manevi kişisel çıkar gözetmeksizin yararlı olmaya çalışma ve bencillik karşıtı hareketlerde bulunma”.</em></p>
<p><em>Suiistimal; “görev ya da yetkiyi kötüye kullanma, başkalarının alanına onlara bildirmeksizin tecavüz etme”. </em></p>
<p>İnsanlar günden güne aptallaşıyor. Bu muazzam teknolojiye sahip olmamıza rağmen, bilgisayarlar ve internet sadece gereksiz bir sisteme dönüşüyor. Bizi daha demokratik ve özgür yapmasını beklediğimiz Internet, arkadaşlık kurmak ve porno izlemek dışında çoğunluk kullanıcı tarafından kullanılmıyor bile. Ben şahsen pornoya eğilimli değilim, ama işte siz izliyorsunuz ya. Maalesef artık insanlar yazmıyor, blog tutuyor. Ben de bir blog insanı olmama rağmen, yazmamaktan memnuniyet duyduğumu da söyleyemem. Konuşmak yerine mesajlaşıyorlar. İmla sıfır, gramer sıfır. Buna LOL, buna da LMFAO. Bana öyle geliyor ki birçok aptal insan, başka birçok aptal insanla kendi icat ettikleri bir çeşit proto-dili kullanarak mağara adamlarının anlaşmaya çalışması gibi bir sahneyi sahte iletişimle sahneye koyuyor.</p>
<p>Bu sahte iletişimin tamamının yanında; Filantropik bakış açısından gözümüze kötü görünebilecek bir gerçek de var ortada: “<strong>Amerikanlar kiliseye yaptıkları bağışların iki katını, internetteki hayır kurumlarına yapıyorlar</strong>”.</p>
<p>Sebebi ise basit: “<strong>single click</strong>” (<em>tek klik</em>).</p>
<p>Düşünsenize, bir marka var. Bu markaya önerilerde bulunan bir ajans da var. Kampanya yapılıyor. Kampanyanın mottosu da: “<strong>En fazla oy toplayana ‘süper havuç’ veriyoruz</strong>”.</p>
<p>En basit haliyle yukarıdaki cümle, içinde öylesine çok suiistimal barındırıyor ki, işte onu anlatmaya çalışacağım bu yazıda. Çünkü bu kampanyanın “<strong>dört</strong>” kanadı var.</p>
<p>Birinci ve en önemli kanadı, bence “<strong>oy verenler</strong>”. Arkadaşına oy vererek kendini Bono zanneden her kişi, yardım etmiş ve bu yardımı “<strong>single click</strong>” ile yapmış olduğu gerçeğiyle muazzam bir tatmin duygusu yaşıyor (<em>çünkü yardımda bulunan her kişinin beyni, aynı saniyede “</em><strong><em>kutlayıcı dopamin</em></strong><em>” salgılıyor</em>). Aferin.</p>
<p>İkinci kanatta “<strong>oy isteyenler</strong>” var, ancak bu konuda herhangi bir şey yazmayı uygun görmüyorum, nitekim o zaman da “<strong>sınıf ayrımcılığı</strong>”ndan, “<strong>iş bilmezliğe</strong>” kadar pek çok şeyle suçlanabilirim. Korkuyorum!</p>
<p>Üçüncü kanatta “<strong>ajans</strong>” var. İnsanları dilenciliğe zorlayan, diğerlerinin “<strong>temiz</strong>” duygularını suiistimal eden kampanya fikrini markaya veren taraf. Naif.</p>
<p>Dördüncü kanatta da marka var ki, önerici mekanizmadan sonraki “<strong>karar mekanizması</strong>”. Vahim.</p>
<p>Biz bu işe “<strong>Instant Karma</strong>” diyebiliriz pekâlâ. Hani, dijital ortamlarda her şey “<strong>Instant</strong>” ya, ona gönderme yapıyoruz. Kampanyamızın mottosu da: “<strong>Instant Karma, just one click, engage now!</strong>”.</p>
<p>Oysaki Internet’in genel olayında “<strong>arama parametrelerinin</strong>” ötesinde hiçbir şey yok. Her sorunun önceden belirlenmiş bir yanıtı var. İnsanın kendinden geçmesine sebep olan iletişim süreci böyle bir şey ve karşılıklı bir etkileşim sürecine girebileceğiniz herkes işinizi görüyor. Oy isteyenle oy veren zaten burada ayrılıyor.</p>
<p>Bu tarz kampanyaların var olmasının sebebi ise düşündüğünüz gibi kullanıcının açgözlülüğü değil, aksine kampanya sağlayıcıları tarafından kullanılan araçlar. Bu araçlara proaktif müdahaleler ve “<strong>fake account</strong>”lar da dahil (<em>hatta tüm işinin sabahtan akşama kadar birkaç “sahte hesap” yönetmek olduğunu bildiğim birkaç arkadaşım bile var</em>).</p>
<p>Ciddileşelim biraz.</p>
<p>Kampanyanın amacı olan “<strong>süper havuç</strong>”, aslında insanlara bir tür tüketici hakkı olarak sunuluyor. Yani bu havucu vatandaşın alması için gerekli olan tek şey, başkalarını “<strong>single click</strong>” için ikna etmek. Reklam düzeyinde ise “<strong>single click</strong>”, “<strong>arzu stratejisinin</strong>” belirleyici bir kanıtı ve insanın sahip olduğu herhangi bir “<strong>nitelik</strong>” gibi algılanıyor.</p>
<p>Yani Türkçesi, dilencilik bir nitelik haline geliyor.</p>
<p>Başka bir ifadeyle ise hediye kazanmaya koşullandırma konusunda seçim yapmak (<em>başkasının kazanması için oy vermek</em>) ajansın markaya salladığı palavrayla aynı anlama geliyor. Korelâsyon basit. Ajansın markaya verdiği öneriye göre hazırlanan “<strong>basit ve masrafsız bir kampanya</strong>”, kimisini dilenci, kimisini de Bono’nun olduğu gibi “<strong>sakil</strong>” yardımsever yapıyor. Sakil, çünkü Bono milyar dolarlık servetin üzerinde oturuyor, “<strong>single click</strong>” ile yardım eden kullanıcı ise pratikte sadece 2 birim AdenozinTrifosfat harcıyor (<em>yani neredeyse hiç enerji harcamıyor</em>). Üstelik bu kampanya sayesinde oy veren ya da oy isteyen herkes “<strong>sahte tatmin</strong>” duygusuna yönlendirilmiş oluyor. Bu sayede de suiistimal gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Bahsettiklerimin bir de etik yanı var. Yanlışı doğrudan ayırmak için ahlak kavramının doğasını araştırmaya çalışan etik bilim (<em>ki bir yandan da Yunan dilinde “</em><strong><em>ethos</em></strong><em>” yani “</em><strong><em>töre</em></strong><em>” kelimesinden türemiştir, düşünen beyinlere bir de bu pencereyi açmakta fayda var</em>), bu tarz kampanyalardaki kültürel ve sosyolojik davranış biçimlerini “<strong>ahlaki egoizm</strong>”, “<strong>psikolojik egoizm</strong>” ve “<strong>rasyonel egoizm</strong>” olarak ayırıyor. Etik kavramlarının ya da anlamlamalarının vardığı ortak sonuç ise “<strong>bireylerin her zaman kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiği</strong>”. Yani, marka/ajans da, oy isteyen de, oy veren de aynı şekilde kendi çıkarlarına göre davranıyor. İşim ahlaki inceleme yapmak olmasa da, en azından ahlaki sorunları düşünmenizi sağlamamda herhangi bir sorun göremiyorum.</p>
<p>Bu suiistimallerin iki suçlusu var: marka ve ajans.</p>
<p>Zaten bu tarz kampanyalardaki “<strong>kazanç vizyonu</strong>” da bir şekilde Türkiye özelinde hesaplanamıyor. ROI (<em>Return of Investment</em>) konusunun sadece Google Adwords ya da reklam networkleri kanalından hesaplanıp, diğer kanallardan doğru bir şekilde hesaplanamamasının sebebi de, aynı şekilde kampanyaya dair olan “<strong>Vision and Scope</strong>” dökümünün doğru strateji ve taktikleri içermeden yapılmış olması. Kampanyanın “<strong>bilinirliğe mi</strong>”, “<strong>görünürlüğe mi</strong>”, “<strong>satışa mı</strong>” yoksa “<strong>reklama mı</strong>” dair olduğu hiçbir zaman anlaşılamıyor. Ve aslında, gerçek anlamda hesaplanabilse de, Türkiye gibi ülkelerin sosyo-kültürel yapısı itibariyle bu bir önem de teşkil etmiyor.</p>
<p>Clay Shirky diyor ki: “<strong>Yayınla, sonra filtrele mantığı, yeni sosyal sistemlerin muazzam miktarlarda başarısızlığı tolere etmesi gerektiğini varsayar. Ender başarıları ortaya çıkarmanın ve teşvik etmenin tek yolu, yine sosyal araçların desteklediği sosyal yapıya dayanmaktadır</strong>”.</p>
<p>Yani Shirky’nin söylediği sözü şöyle de yorumlayabiliriz: “<strong>Stratejisi olmadan ortaya çıkarılan ve birçok açıdan suiistimal içeren bu tarz projeler, aslında kullanıcı tarafından başarısızlığı tolere edilen projeler sayılabilirler. Sosyal yapının ise sosyo-ekonomik normlardan dolayı “dilenciliğe” kaydığı Türkiye gibi ülkelerde, sosyal araçlar, insanların içindeki bu tarz duyguları açığa çıkarır</strong>”.</p>
<p>Sosyolojik anlamda, bu tarz projelerde yapılan dilencilik ya da diğerkâmlık ise grup etkileşiminin kaynağı değil, sonucudur. Sosyal medyadaki grup etkileşimlerinde, Türkiye gibi ülkelerde “<strong>üretim</strong>” değil “<strong>paylaşım</strong>” vardır. Bu paylaşımın sonucu olarak da zaten oy veren ve oy isteyen gibi bir ayrım oluşur.</p>
<p>Tiyatro salonunu düşünmenizi istiyorum. Tiyatro salonunda seyircinin oyuna katılan bir oyuncu olabilmesi için sahne ve salonun birbirinden ayrı olması gereklidir. Günümüzde ise sosyal medya etkisi olarak adlandırabileceğimiz bu şey, sahne-salon ayrımını ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Gösteri, ancak bu şekilde bir karşılıklı etkileşim sürecine dönüşür. Herkesin oyuncu olduğu bir yerde ise eylem diye bir şey söz konusu olamaz.</p>
<p>Öyleyse estetik yanılsama burada noktalanır.</p>
<p>Yukarıdaki söylediklerimi bir de bu tarz dijital kampanyalar açısından sorgulayalım: oy verenlerin hepsinin aslında bir yandan da marka/ajans tarafında oy isteyenler haline dönüşmesi bekleniyor, kampanyanın ana fikri de zaten bu. Ancak sahne ve salon birbirinden ayrı değil, çünkü her sosyal medya kullanıcısı aslında bir mecra ve marka/ajans bunu hesaba katmıyor. Bu yüzden de estetik yanılsama devam ediyor. Günün sonunda ise, eylem diye bir şeyden söz edilemiyor.</p>
<p>Diğerkâm anlayışa göre oy verenler bir diğer yandan da toplumsal anlamda “<strong>üstlerine düşen vazifeyi</strong>” yerine getiriyorlar. Ya da anlatmaya çalıştığım şekliyle buna “<strong>zorlanıyorlar</strong>”. Bu hissiyatın sebebi ise, insanın doğası gereği bireysel yaşamasının “<strong>aykırı</strong>” görünmesi. İnsan, toplu yaşama gereksinimi içinde olan bir varlık. Yine Wikipedia’da yazıldığı şekliyle: “<strong>Bireyi içinde bulunduğu toplum, çeşitli organlardan oluşan bir organizmaya benzetilecek olursa, diğerkâmlık bireyin bir parçası veya bir organı olduğu organizmanın yararı uğruna, organizmada kendi üzerine düşen vazifeleri yerine getirmesidir. Dolayısıyla diğerkâmlık aslında kişinin menfaatlerinden vazgeçmesi değil, tersine yüksek menfaatlerini düşünmesidir</strong>”.</p>
<p>Sonuç olarak işte bu “<strong>basit ve masrafsız kampanya</strong>”, ahlaksızlığın her anlamında insanları toplu yaşamanın gereklerini yerine getirmek adına “<strong>dilenciliğe</strong>” ve “<strong>sakil yardımseverliğe</strong>” sevk ediyor.</p>
<p>Dahası, yukarıda bahsettiğim “<strong>kazanç vizyonu</strong>” da bu yüzden çöpe atılıyor, çünkü kampanyanın neye hizmet ettiği ve ne kazandırdığı hesaplanamıyor.</p>
<p>Konunun ahlaki yanına tekrar geri dönmek istiyorum.</p>
<p>Düşününki ortadaki o meş’um “<strong>süper havuç</strong>”, aynı zamanda dışarıda da satılan bir seri imalat ürünü olsun. Almak için iki seçeneğiniz var; peşin veya taksitli. Peşin almanın insana vermiş olduğu saygınlık ve taksitli satın almanın yanında paket halde gelen utangaçlık.</p>
<p>Ancak bu havucu “<strong>en çok oy toplayan</strong>” şanslı (!) kişi kazandığında, o kişinin yaşadığı hissiyatı kim açıklıyor? Utanç mı? Saygınlık mı? Güven mi? Ne?</p>
<p>Aslında sormak istediğim: <strong>Burjuva erdemine kim sahip oluyor?</strong></p>
<p>Hani bazen, herkesin “<strong>kötü</strong>” olduğunu bildiği, ancak kimsenin kolaylıkla “<strong>dillendiremediği</strong>” meseleler vardır ya, işte yaşanılan his de çok benzer. Herkes (<em>havucu kazanan da dahil</em>) ortada vuk’u bulmuş bir “<strong>dilencilik</strong>” meselinin olduğunu bilir, ancak bu dillendirilmez, hayat devam eder.</p>
<p>İşte o “<strong>basit ve masrafsız kampanya</strong>” bu kadar büyük ahlaki sorunları da yanında getirir.</p>
<p>Bu bir kandırmacadır! Kampanyaya katılan her kişiye biçimsel bir özgürlük verdiğini iddia eden marka/ajans, aslında her kullanıcıya “<strong>teslim ol</strong>” diye tüfek doğrultmuştur. Marka stratejisi anlamında yanlış olmasını bir kenara atalım, markanın sosyal medyadaki varlığının gerekliliğini de sorgulatır.</p>
<p>Günümüzde, oy istemenin bir özgürlük biçimi olarak algılanmasını ve dolayısıyla başına buyruk bir sisteme dönüşmesini sağlayan şey, kendisini destekleyen bu kısırdöngüsel uzlaşma yani danışıklı dövüştür. Katılan her insan da “<strong>single click</strong>” aracılığıyla suç ortağı olmaktadır. Oy veren kişinin, zaten bu sistemin aynı anda kurbanı olan markayla ya da havuçla doğrudan bir ilişkisi yoktur. Kampanyayla bütünleşmeyi sağlayan itici güç bu oy veren-oy isteyen ayrımıdır; zira sistem açısından somut ve tehlikeli bir çelişkiye dönüşmemesi için gereken her şeyi havuç yapmaktadır.</p>
<p>Umarım bunca karışık cümle ve apostroftan sonra söylemek istediklerimi anlatabilmişimdir.</p>
<p>Ancak yine de anlamayan olursa diye (<em>o sakil korkaklıkla</em>) özetleyeyim: “<strong>İnsanlara, bir özgürlük biçimi olarak seçme hakkı (<em>kimi zaman dilencilik, kimi zaman da diğerkâmlık</em>) veren her kampanya, stratejik anlamda markaya kaybettirir ve markanın dijital ortamdaki varlığını tehlikeye atmakla yükümlüdür</strong>”.</p>
<p>Ucuz sosyal medya uzmanlarının deyimiyle: “<strong>Her marka sosyal medyaya girmemelidir, girerse de böyle yapmamalıdır</strong>”. Cümle içindeki paradoksu göremeyen aynı sosyal medya uzmanları (<em>çoğu da ajans tarafında çalışır</em>) bu fikri markaya “<strong>yedirmiştir</strong>”. Olan da markanın repütasyonuna olur.</p>
<p>Sonra bu tarz kampanyalardan herhangi birini yapmış olan bir marka ya da ajans yöneticisi bu yazıyı okur, bu yazının “<strong>kendisi için olumsuz</strong>” olduğunu bilir, ancak dillendirmez. Hayat devam eder.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-993" title="Dijital Dilencilik" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/dijital-dilencilik-2.jpg" alt="dijital dilencilik 2 Dijital Dilencilik, Suiistimal ve Diğerkâmlık" width="423" height="313" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/dijital-dilencilik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kısa Twitter Tarihçesi ve Resmi Twit Butonu</title>
		<link>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/kisa-twitter-tarihcesi/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=kisa-twitter-tarihcesi</link>
		<comments>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/kisa-twitter-tarihcesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Aug 2010 12:10:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güner</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter]]></category>
		<category><![CDATA[Anywhere]]></category>
		<category><![CDATA[API]]></category>
		<category><![CDATA[Promoted Tweets]]></category>
		<category><![CDATA[Seesmic Look]]></category>
		<category><![CDATA[Tweet]]></category>
		<category><![CDATA[Tweet Button]]></category>
		<category><![CDATA[Tweetdeck]]></category>
		<category><![CDATA[Tweetmeme]]></category>
		<category><![CDATA[Twitstat]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter Connect]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Tweet Butonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mesgulsinyali.com/?p=938</guid>
		<description><![CDATA[Hepinizin bildiği gibi dünyanın en çok ziyaret edilen 11. sitesi olan Twitter, kullanıcıların twit (tweet) diye adlandırılan 140 karakterlik mesajlarını takipçileriyle paylaşmasına olanak veren bir sosyal ağ sitesi. Nisan 2007’de kendi bünyesinde çalışmaya başlayan Twitter, o günden bugüne pek çok kere yeni şeyler deneyen, hâlihazırda gelir modelini tam da oturtamayan, ancak kullanıcıların dilinden düşmeyen bir paylaşım ağı oldu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Fkisa-twitter-tarihcesi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mesgulsinyali.com%2Fsosyal-medya%2Fkisa-twitter-tarihcesi%2F&amp;source=mesgulsinyali&amp;style=compact&amp;service=bit.ly&amp;service_api=R_3ea35b2d7fc534081269bde5409be6bd&amp;hashtags=Anywhere,API,Promoted+Tweets,Seesmic+Look,Tweet,Tweet+Button,Tweetdeck,Tweetmeme,Twitstat,Twitter,Twitter+Connect,Yeni+Tweet+Butonu&amp;b=2" height="61" width="50" title="Kısa Twitter Tarihçesi ve Resmi Twit Butonu" alt=" Kısa Twitter Tarihçesi ve Resmi Twit Butonu" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Hepinizin bildiği gibi dünyanın en çok ziyaret edilen 11. sitesi olan <a href="http://www.twitter.com" title="Twitter" rel="nofollow"  target="_blank">Twitter</a>, kullanıcıların twit (<em>tweet</em>) diye adlandırılan 140 karakterlik mesajlarını takipçileriyle paylaşmasına olanak veren bir sosyal ağ sitesi. Nisan 2007’de kendi bünyesinde çalışmaya başlayan Twitter, o günden bugüne pek çok kere yeni şeyler deneyen, hâlihazırda gelir modelini tam da oturtamayan, ancak kullanıcıların dilinden düşmeyen bir paylaşım ağı oldu.</p>
<p>Şubat başında enteresan bir haber geldi. Normalde tüm kullanıcılara en fazla 150 API limiti veren Twitter, <a href="http://www.tweetdeck.com" title="Tweetdeck" rel="nofollow"  target="_blank">Tweetdeck</a>’in limitini 350’ye çıkardı. Tüm gözler Twitter istemcilerine dönmüşken de bu sefer <a href="http://www.seesmic.com" title="Seesmic Look" rel="nofollow"  target="_blank">Seesmic</a>’den bir atak geldi ve yeni istemcisi ile piyasa biraz hareketlendi. Ne de olsa Seesmic ile Twitter yönetimi bir şekilde ortak hareket ediyorlardı.</p>
<p>Twitter istemci istatistikleri (<em><a href="http://www.twitstat.com/twitterclientusers.html" title="Twitstat" rel="nofollow"  target="_blank">Twitstat&#8217;den alınmıştır</a></em>):</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-940" title="Twitter İstemci İstatistikleri 11 Ağustos 2010" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/twitstat.jpg" alt="twitstat Kısa Twitter Tarihçesi ve Resmi Twit Butonu" width="418" height="292" /></p>
<p>Günde 65 milyon, saniyede ise ortalama 750 twitin gönderildiği sistem, 13 Nisan 2010’da gelir modelini rayına oturtmak anlamında bir atak yaptı ve “<strong>promoted tweets</strong>” özelliğini duyurdu. Bu sayede markalar, kullanıcı twitlerinin altında kendi reklamlarını yapabileceklerdi ve bunun için Twitter’a para ödeyeceklerdi. 2013 yılının sonunda 1.54 milyar dolarlık bir kazanç beklentisi olan Twitter için yapılabilecek en doğru hareketlerden biri bu oldu (<em>hatırlarsanız o dosyaları bir hacker Twitter yönetici bilgisayarlarından <a href="http://bits.blogs.nytimes.com/2009/07/15/hacker-exposes-private-twitter-documents/?hpw." title="Twitter'ın Çalınan Dosyaları" rel="nofollow"  target="_blank">çalmıştı</a></em>).</p>
<p>Promoted twitlerin ertesi günü ise Twitter @anywhere özelliğini kullanıma açtı (<a href="http://dev.twitter.com/anywhere" title="Twitter Anywhere" rel="nofollow"  target="_blank"><em>Twitter Anywhere</em></a>). Yaptığınız web sitelerinde kullanabileceğiniz “<strong>hovercard</strong>”lar, “<strong>twitter connect</strong>” ve birkaç özellik ile birlikte gelen @anywhere Meşgul Sinyali’nde de “<strong>hovercard</strong>” özelliğini kullandığımız çok güzel bir sistem.</p>
<p>Şimdi ise Twit butonlarını tanıtıyor ve bu Perşembe günü itibariyle kullanıma açıyor. Daha önce <a href="http://www.tweetmeme.com" title="Tweetmeme" rel="nofollow"  target="_blank">Tweetmeme</a> ya da farklı WordPress eklentileri kullandıysanız, onları tek satır bir javascript kodu ile orijinal Twit butonuna geçirmenin zamanı geldi.</p>
<p>Zaten WordPress’deki eklentilerin bir çoğu da <a href="http://bit.ly" title="Bit.Ly" rel="nofollow"  target="_blank">bit.ly</a> API’sine göre çalıştığı için gerçek Twit paylaşım sayılarını yansıtmıyordu. Tweetmeme ise zaman zaman çökmesiyle saç baş yolduruyordu (<em>Twitter’da öyle gerçi</em>).</p>
<p>Resmi Twit butonları, görsel anlamda üç versiyonla birlikte geliyorlar: 110x20px, 55x20px ve 55x63px. 5 farklı şekilde de kişiselleştirilebiliyor olacakmış. Aşağıya Mashable’dan eklediğim “<strong>embed</strong>” kodları ile sitenize şu an bile ekleyebileceğiniz butonlar, Perşembe’den önce çalışmıyor olacaklar.</p>
<p>Biraz da Twitter’dan gelen açıklamanın ekran görüntüleri gelsin:</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-941" title="Yeni Twit Butonu" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/tweet-button-1.jpg" alt="tweet button 1 Kısa Twitter Tarihçesi ve Resmi Twit Butonu" width="490" height="286" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-942" title="Yeni Twit Butonu" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/tweet-button-2.jpg" alt="tweet button 2 Kısa Twitter Tarihçesi ve Resmi Twit Butonu" width="490" height="276" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-943" title="Yeni Twit Butonu" src="http://www.mesgulsinyali.com/wp-content/uploads/2010/08/tweet-button-3.jpg" alt="tweet button 3 Kısa Twitter Tarihçesi ve Resmi Twit Butonu" width="490" height="285" /></p>
<p><object id="doc_309635839690152" style="outline: none;" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="490" height="500" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="name" value="doc_309635839690152" /><param name="wmode" value="opaque" /><param name="bgcolor" value="#ffffff" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="FlashVars" value="document_id=35693832&amp;access_key=key-2775d6vugre9ajd1pyke&amp;page=1&amp;viewMode=list" /><param name="src" value="http://d1.scribdassets.com/ScribdViewer.swf" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="flashvars" value="document_id=35693832&amp;access_key=key-2775d6vugre9ajd1pyke&amp;page=1&amp;viewMode=list" /><embed id="doc_309635839690152" style="outline: none;" type="application/x-shockwave-flash" width="490" height="500" src="http://d1.scribdassets.com/ScribdViewer.swf" flashvars="document_id=35693832&amp;access_key=key-2775d6vugre9ajd1pyke&amp;page=1&amp;viewMode=list" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" bgcolor="#ffffff" wmode="opaque" name="doc_309635839690152"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mesgulsinyali.com/sosyal-medya/kisa-twitter-tarihcesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

