Bu sene Blog Ödülleri’nde “En İyi Pazarlama Blogu” ödülünü alan, bizim de ayrıca pek sevip takip ettiğimiz Marketoloji, güzel bir işe imza atıyor bu akşam.
Mashable’ın 30 Haziran olarak belirlediği “Sosyal Medya Günü” adı altındaki Meetup’ının Türkiye ayağını Marketoloji gerçekleştiriyor.
Bu akşam (30 Haziran) saat 20:00’da Indigo Pub’da gerçekleştirilecek olan Meetup sayesinde, Türkiye sosyal medya gününü kutluyor. Meşgul Sinyali’nden yazarlarımızın da katılacağını bildiğim bu güzel organizasyonu kaçırmamanız dileğiyle.
Geçtiğimiz hafta sonu Sansüre Karşı Platform toplantısındaydım ve orada konu ile ilgili ben de görüşlerimi belirttim. Bu yazım, konu hakkındaki savunmamdır.
Konuya Cumartesi günkü toplantıdan başlayayım. Toplantıya gittiğimde, Özgür Uçkan ve Yaman Akdeniz hocalarımın girişiminde o kadar fazla insanın toplanmış olmasına çok sevindiğimi söylemeliyim.
İnternet sansürüne karşı güçlerimizi birleştiriyoruz!
Bilindiği gibi, Haziran 2010 başında İnternetʼte erişim engellemeleri ivme kazanarak sansür baskısını yoğunlaştırdı. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığıʼnın (TİB) Youtube engellemesi ile ilgili mahkeme kararını yetkisiz bir biçimde yorumlayarak giriştiği IP bloklaması, bu siteyle aynı IPʼleri kullanan bir çok Google hizmetini erişilmez kılarak tüm internet kullanıcılarını mağdur etti. Ülkemizde kaygı verici bir biçimde yoğunlaşan internet sansürü yeni bir aşamaya geçmiş bulunuyor.
TİBʼe karşı açılan davaların yanı sıra, biz, internette sansüre karşı mücadele eden…
Bu hafta da, Erkan Akar’ın “Sosyal Medya Pazarlaması: Sosyal Webde Pazarlama Stratejileri” isimli kitabını 5 okuyucumuza hediye ediyoruz. Üstelik hediyemizi kazanan okurlarımızdan biri olmak için yapmanız gereken, yalnızca bu yazıya yorum yapmaktır.
Bu fırsatı bize sağlayan “Efil Yayınevi”ne çok teşekkür ederiz.
Bugün gerçekten sert yazacağım, son günlerde yaşanan birçok olay (ve politik açıdan ilgilendiklerim de dahil) itiyor beni bu sertliğe. Üstelik sadece iktidara değil, bu yazıyı okuyan her birinize de kızgınım.
Dua/Beddua’mı neye göre yazdığımı anlatmadan “ayinsel” kısma geçmek istemiyorum. Zaten artık okuyucularım olarak tarzımı da az çok anladınız.
Canetti: “Bu dünyada hala iktidarla hiçbir ilişkisi olmayan birkaç kişinin var olduğunu bilebilsem umudumu yitirmeyeceğim”.
Meşgul Sinyali’nin uygulamaya başladığı “win-win-win” modelinin ilk meyveleri geldi. Tutku ve azimle yazdığımız blogumuza, bir de blogdaki içeriğimizden bağımsız “e-bülten” ekliyoruz. Öyle bir e-bülten ki, insanların her ay “gelse de okusak” diyeceği türden. (Beklentilerinizi de yükseltmiş olalım, bizim de kendimize olan güvenimiz artsın). Meşgul Sinyali’nin “sidebar”ına konuşladığımız form ile, bugün siz de e-bülten’imize abone olun.