1. HAKKINDA
  2. YAZARLAR
  3. YAYIN POLİTİKASI
  4. İLETİŞİM

AYLIK ARŞİV: Mayıs, 2010

Meşgul Sinyali’nin İş Ortakları ve Yazar Arayışı

Meşgul Sinyali’nin uygulamaya başladığı “win-win-win” modelinin ilk meyveleri geldi. Tutku ve azimle yazdığımız blogumuza, bir de blogdaki içeriğimizden bağımsız “e-bülten” ekliyoruz. Öyle bir e-bülten ki, insanların her ay “gelse de okusak” diyeceği türden. (Beklentilerinizi de yükseltmiş olalım, bizim de kendimize olan güvenimiz artsın). Meşgul Sinyali’nin “sidebar”ına konuşladığımız form ile, bugün siz de e-bülten’imize abone olun.

Etkin Ağ Doğru İnsanı Yakalar

İlk 2 yazımda LinkedIn ve Xing gibi profesyonel network ağlarının önemine değinmiştim. Bu yazımda bu ağların nasıl etkin kullanılabileceğinden ve ağları kullanırken dikkat edilmesi gereken noktalardan bahsedeceğim. Bütün profesyonel ağların çalışma mantıkları ve iç yapıları aşağı yukarı aynı olmakla birlikte, asıl değerleri sizin o ağları nasıl kullandığınızın altında yatıyor.

Öncelikle, şunu belirtmek istiyorum, sadece bir üye profili oluşturup onu öylece kendi haline bırakmakla hiç bir şekilde networking sitelerinden verim alamazsınız. Mutlaka ve mutlaka, belirli bir emek sarfetmeniz ve elinizin bir şekilde profilinizin üzerinde olması lazım.

Tasarım’ın Türkiye’deki Çizgi Dansı ve Grafik Tasarım’ın Değersizleştirilmesi

Meşgul Sinyali’nin ilk zamanlarında bir yazı yazmıştım: “Türkiye’de Tasarım ve Değerlendirmesi”. Hala, arama motorundan en çok hiti bu yazıya alıyoruz. Daha sonradan bunun sebebini araştırdığımda, Türkiye’den ciddi anlamda tasarım “makale”si çıkmadığını farkettim. Şimdiden uyarayım, “ben tasarımcıyım, oldum” diyenler bu yazıyı okumasın. Ayrıca bu da o meşhur uzun yazılarımdan biri olacak, her ne kadar herkes bana uzun yazdığım için şikayetlerini belirtse de kelimelerimi yoğunlaştırmak ve anlatmak istediğim şeyleri sığlaştırmak istemiyorum. Bir yandan da tarz meselesi, hedef kitle seçiyorum.

Meşgul Sinyali’nden Hediye: 3 Okuyucumuza The Brand Age Dergisi

Daha önce Martin Lindstrom’un “Buy-ology” kitabını ve Digital Age dergisi aboneliği hediye ettiğimizi hatırlarsanız. Okuyucularımıza içerik çeşitliliği sunmak adına Meşgul Sinyali’nde birçok farklı etkinlik yapıyoruz ve dahası da gelecek. Bu hafta da alanında Dünya’da tek olan bir derginin ilk 12 sayısını özel klasörüyle birlikte 3 okuyucumuza hediye ediyoruz okuyucularımıza: The Brand Age. Bu yazıya yorum yapan okuyucularımız arasında “rastgele” yapılacak olan bir çekilişle The Brand Age’in ilk 12 sayısını hediye ediyoruz.

Bilmeyenler için söyleyelim, The Brand Age dergisi, “marka” konusunda “niche” bir dergi ve Dünya’da eşi yok.

En Ciddi 10 Potansiyel Sosyal Medya Tehlikesi

Zaten organik bir yapı olan internet son yıllarda giderek artan bir şekilde sosyal medya rüzgarına kapıldıkça kişiler arası etkileşim ve diyaloglar da artıyor ister istemez. Hal böyle olunca da yeni arkadaşlıklardan yeşeren aşklara, dertlerini paylaşmaktan kavga gürültüye hayatın içindeki neredeyse her şey bilgisayar başına taşınıyor. Bu, bazıları için sakıncalı bir şey olarak görülürken; ben dahil, pek çok insan için bir bar ortamında insanlarla tanışmaktan çok farklı değil. İş, güç, hayatın hayhuyu içerisinde gece çıkmaya, oraya buraya gitmeye vakit ya da enerji bulamayanlar için evinde, koltuğunun önünde duran bir gece kulübü aslında sosyal medya. Ancak, klavye arkasında olmanın getirdiği, kendine has bir takım sakıncalar da olmuyor değil tabii ki.

Üniversite öğrencilerinin medya tüketimi ve sosyal medya ile olan ilişkisinin ölçümlenmesi

Aşağıda linkini bulacağınız anket; İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve iletişim Sistemleri Yüksek Lisans programı öğrencileri olarak başlattığımız bir araştırmanın parçasıdır. “Üniversite öğrencilerinin medya tüketimi ve sosyal medya ile olan ilişkisinin ölçümlenmesi” başlığı altında oluşturulan bu anket ile, spesifik bazı verilere ulaşmak ve bunu araştırmamızda kullanabilecek seviyeye getirmeyi amaçladık. Biz bir yandan araştırmamızı farklı kollardan devam ettirirken, anketi cevaplayarak datalarımıza data katacak olmanızı da sabırsızlıkla bekliyoruz.

“Grup Satın Alma” Türkiye’de Neden “Fail” Olur?

Bence Türkiye ortamı için “grup satın alma” sistemleri “fail”dir. Son 1 aydır bunu söyleyip duruyorum, üstelik sistem henüz tam anlamıyla duyulmamış ve pek de bilinmiyor olsa da. Neden böyle düşündüğümü açıklayayım.

Tüketim dünyasında, sahip olmak istediğiniz nesneyi satın alabilme olanağından yoksun bırakılabilirsiniz. Ancak her zaman, bir çeşit ya da muadil vardır. Zaten sanayi toplumlarında fikriniz sorulmadan size tanınmış bir hak varsa eğer, o da kolektif bir lütuf ve biçimsel bir özgürlük göstergesi şeklinde sunulan seçme hakkıdır.

LinkedIn vs. XING

Dünya’da LinkedIn’in en büyük rakibi olarak gösterilen XING, aslında Türkiye’de LinkedIn’den daha çok bilinen ve tercih edilen bir platform. Bunun en önemli sebeplerinden biri XING’in Avrupa ofislerinin birinin İstanbul’da olması ve Türkçe olarak hizmet vermesi.” İşini geliştirmek isteyenler için küresel bir ağ” sloganıyla hizmet veren XING, 2003 yılında Almanya’da kurulmuş OpenBC adıyla kuruldu. 2006 yılında Kuzey Amerika pazarına giriş yaparken ismini XING olarak değiştirdi. Türkiye’de ismini 2008 yılında o zamanın en büyük Türk iş ağı olan cember.net’i satın alıp 280.000 üyesini bünyesine katmasıyla duyurdu. LinkedIn’in 65 milyon üyesine karşılık, XING’in 8 milyon üyesi bulunuyor.

Daha.Net Moreclick euro.message the Brand Age Grafik Tasarım Reklam Yaratıcıları Derneği

Dont want to go to the cinema? Watch Movies.