1. HAKKINDA
  2. YAZARLAR
  3. YAYIN POLİTİKASI
  4. İLETİŞİM

AYLIK ARŞİV: Nisan, 2010

Bana LinkedIn Profilini Göster, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!

Az önce Arda Kutsal’dan duyduğum ve sanırım onun da başka birisinden duyduğu “Your network is your net work” lafını düşünüyordum. Daha yeni adımlarımı attığım ve hala emeklediğim iş hayatında ilk farkına vardığım şey “kim olduğunuz ve neler yaptığınız kadar, kimleri tanıdığınız ve kimlerle iş yaptığınızın” önemi oldu. Artık “Hamili kart yakinimdir” dönemi geçti fakat çevreniz ve tanıdıklarınız bazı işleri “kapabilmenizde” kesinlikle kilit bir rol oynuyor. Aslında biraz empati kurup düşününce de bunun böyle olması pek mantıksız sayılmaz. Sonuçta markalar ve kurumlar birer eldiven ve onları dolduranlar da bünyelerinde çalışan insanlar.

Sosyal Medya ve Marka Yönetimi

Marka Yönetimi; içinde araştırma & geliştirme, üretim, lojistik ve tedarik zinciri yönetimi, iş geliştirme, pazarlama ve finans gibi çok önemli ana başlıkları bir araya getiren bir kavramdır. Bakıldığında bu başlıkların her biri için üniversitelerde farklı bölümler ve hatta onların da alt bölümleri var. Bir marka yöneticisinin, bu alanların neredeyse hepsinde uzman olmak durumunda olduğunu düşünürsek; kazandıkları paranın pek de “kolay yoldan” olduğunu söyleyemeyeceğim doğrusu.

Takipçinim. Takipçimsin. Peki ya Onlar?

Eskiden, dinden önce büyü varmış ve bir şeyler açıklanamıyorsa, bu durumu, büyü yapıldığına inanan insanlar ile bu büyüyü “yapan” insanlar sahiplenirmiş. Eğer ki kişiye herhangi bir zarar vermeyen bir büyü söz konusuysa da; bu durum büyür büyür yayılır, dinden imandan çıkarmış. Benim de ancak bir kısmına şahit olabildiğim geleneksel medyanın popülerliği ve yaygınlaşması döneminden sonra; büyü misali ortaya sosyal medya diye bir kavram çıkmış. Bu sosyal medya kavramı da günü boşverin, saatler geçtikçe büyümeye ve insan hayatını tırmalamaya başlamış. Bu bir masal değil. Hikaye zarflarını kullanarak devam etmeyeceğim.

Faydalı İnternet Sosyopatları

Troll seyirci ister… Yoksa beğenilmeyen bir yazıya veya paylaşıma mail veya özel mesaj ile yapılan ağır bir eleştiriyi “trollemek” diye nitelendirmiyoruz, değil mi?

Herhangi bir entelektüel ajandası, yapıcı bir projesi, fikri yoktur troll’ün. Varsa planlanmış bir amaç, kalabalığın enerjisini, dikkatini çekerek şovu çalmaktan başka bir şey olmamalı bu.

Peki, troll’ün de bir fonksiyonu, işlevi, faydası olamaz mı? “Hadi canım oradan!” demeyin. Pekâlâ olabilir, bana kalırsa.

Sosyal Medya Hiçbir Şey Değildir!

Böylesi iddialı bir matematiksel önermeden sonra sosyal medyanın varlığını inkâr ettiğimi kimse düşünmesin. Ancak psikolojik anlamda “işaret edilen” sosyal medya deyimi ölmüştür, söylemek istediğim budur. Bugün ülkemizde popüler olan her şey, güdümlemeye de açık hale geliyor. Dikkat edelim şimdi, Facebook’da Türklerin sayısının yaklaşık 20 milyon olduğu söyleniyor. Ancak bu kişilerin ortalama bir gelir düzeyi araştırması yapılabilir mi? Hayır. Çünkü Facebook, insanları sosyal anlamda sınıflıyor, ekonomik anlamda değil. Tekrar başa dönüyorum, sosyal medyanın ölümünü ilan ettim diyorum ama öyle değil, sosyal medyanın varlığını küçümsemeyelim diyorum.

Güven Borça’nın “İleri Dönüşüm Kutusu” Kitabı Hakkındaki Görüşlerim

Önce kitaptan bahsedelim, Güven Hoca bu kitabı şimdilik sınırlı sayıda bastırmış ve yakın çevresine ve arkadaşlarına göndermiş. Güzel bir yöntem her anlamda. Ben de o şanslı kişilerden olmuş bulundum Selim Hocam sayesinde, kendisine teşekkürü borç bilirim. Ben bu kitabı beğendim! Bir sürü anlamda. Bir kere, çok güzel çözümler sunuyor bu kitap, arkasında da muazzam bir bilgi birikiminin olduğunu hissettiriyor. O yüzden ben de elimden geldiğince konu başlıklarıyla listelemeyi daha yerinde buluyorum.

Proaktif Müdahale ne demektir? Örnek: Laguna Coupe Benim Olacak

Ne zamandır da bir yandan sevdiğim bir insan olan, diğer yandan ise bir profesyonel olan sayın Cem Batu’nun, kariyerini de – bir anlamda – ortaya koyduğu “Laguna Coupe Benim Olacak” kampanyasıyla ilgili bir yazı yazmak istiyordum. Bir yandan kampanyanın gelişimine dair benim fikirlerimi bulabileceğiniz, diğer yandan ise “Proaktif Müdahale” konusunu işleyebileceğim bir yazı yazayım dedim. (Proaktif müdahaleyi linklediğim wikipedia sayfasını okumanızı tavsiye ederim, her yönüyle işlemiştir bu konuyu o makale)

Aradan geçen 60 gün ve Meşgul Sinyali’nin geleceği

Meşgul Sinyali’nin vizyonu, Türk internetinin gelişimi için kullanıcıları, ajansları ve markaları bir araya getirmekti. Ancak bunu yaparken hiçbir şekilde markalara, ajanslara ya da kişilere saldırı halinde olmadık. Aksine, objektif bir şekilde işlemeye çalıştık ele aldığımız konuları.

Daha.Net Moreclick euro.message the Brand Age Grafik Tasarım Reklam Yaratıcıları Derneği

Dont want to go to the cinema? Watch Movies.